Eş Durumu Mazeretinin Kabul Edilmemesi Nedeniyle Açtığımız Davada Yürütmenin Durdurulmasına Karar Verildi

Eşi özel sektörde çalıştığı için eş durumu mazeretinden yararlanamayan bir hekim adına açtığımız davada, Danıştay 5. Dairesi tarafından 12.05.2016 tarihinde, hem bireysel işlemin hem de Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 20. maddesinin 7. fıkrasının yürütmesinin durdurulmasına karar verildi.

Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasında;

“(5) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde kesintisiz üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında çalışanlardan askerlik süresini borçlanıp primlerini ödeyenlerin askerlikte geçen süreleri üç yıllık süre kapsamında değerlendirilir.”

denilmesine rağmen, aynı maddenin 7. fıkrasında, 

Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin 2. fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz.” 

düzenlemesi yer alıyor. 

Bu kısıtlama nedeniyle eşi kamu görevlisi olmayan tabip ve uzman tabipler, eş durumu mazeretinden yararlanamıyordu. İşte Danıştay 5. Dairesi, kısıtlama getiren 7. fıkranın yürütmesini oyçokluğu ile durdurdu. Kararda; 

“…hekimleri kapsayan ‘stratejik personel’e, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla, eş durumu özrü nedeniyle atama isteğinde bulunma hakkının kısıtlama getirilmesine ilişkin dava konusu düzenleme, Genel Yönetmeliğe, dolayısıyla hukuka aykırıdır.”

gerekçesine yer verilerek, kısıtlamanın hukuka aykırılığı bir kez daha vurgulandı. Böylece eşi kamu görevlisi olmayan hekimler de ilgili koşulların sağlanması halinde eş durumu mazeretinden yararlanabilecek.

Danıştay 5. Daire, daha önce de eşi özel sektörde çalışan bir hekimin açtığı davada, hekimlerin eş durumu mazeretine ilişkin taleplerinin değerlendirilmesinde Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik kurallarının uygulanması gerektiğine karar vermişti. (http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5559.html)

Benzer şekilde, Danıştay 16. Dairesi tarafından da Yönetmelik’te yer alan eş durumu mazeretine ilişkin kuralların, Anayasa tarafından güvence altına alınan hakkın özüne dokunacak şekilde ve ölçülülük ilkesine aykırı olarak bu hakkı tamamen kullanılamaz hale getirdikleri ve herhangi bir objektif ve makul ölçü içermedikleri gerekçesiyle yürütmesi durdurulmuştu.  Ancak bu karara Sağlık Bakanlığı itiraz etmiş ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştı. 

(http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-5749.html)

(http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/hukuk-6023.html)

Danıştay 5. Dairesi’nin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen olumsuz karara rağmen, yeniden yürütmenin durdurulmasına karar vermiş olması, eşi kamu görevlisi olmadığı için ayrımcılığa maruz kalan hekimler açısından son derece önemli. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın bu karara karşı da itiraz hakkı bulunuyor ve bu itirazı yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu değerlendirecek. Kurul’un bu kez hakkaniyetli ve hukuki bir karar vereceğini umuyor ve diliyoruz.

Hukuki süreç kendi mecrasında ilerlerken hekimlere çağrımız; daha önce eş durumu mazereti nedeniyle atama talep etmiş ve eşi kamu görevlisi olmadığı gerekçesiyle talebi reddedilmiş hekimlerin, yeniden başvuruda bulunması yönünde olacak. 

Nihayetinde aksi yönde bir karar verilinceye ve/veya düzenleme yapılıncaya dek, Danıştay 5. Dairesi’nin bu kararı yürürlükte olacak ve uygulanacak. Böylece eşi kamu görevlisi olmayan hekimler de eş durumu mazeretinden yararlanabilecekler. Bu nedenle yürütmesi durdurulan bu kararın değerlendirilmesini ve başvurusu reddedilmiş olan hekimler dahil olmak üzere, yeni başvuruların hızla yapılmasını öneriyoruz.  

 

27.06.2016
İstanbul Tabip Odası
Hukuk Bürosu

 

Yazının PDF hali için tıklayınız

Karar için tıklayınız

 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası