|
IRAK SINIRINDA BEKLETİLEN SAĞLIK ÇALIŞANLARI İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 09.04.2003
25 Mart 2003 tarihinde Sağlık Bakanlığı'nın ilgili yazısından anlaşıldığı kadarıyla "Kızılay Genel Müdürlüğü'nce kurulacak ve Kara Kuvvetleri emrine tahsis edilecek olan Seyyar Cerrahi Hastanelerde geçici görevle çalıştırılmak üzere, İstanbul'daki Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlarda görev yapmakta olan 100'ü aşkın hekim ve yardımcı sağlık elemanı Irak sınır bölgesine gönderilmiştir.
Yarıdan çoğu uzman ve pratisyen hekim olan meslektaşlarımız, kendilerine yapacakları görevin niteliği, süresi ve çalışma koşulları konusunda net bir açıklama yapılmadan, ellerine görevleri ile ilgili herhangi bir resmi yazı verilmeden, "yolluk ve yevmiye" tahakkuk ettirilmeden deyim yerinde ise, apar topar yola çıkarılmıştır.
Geçen günler içinde yetkililerden, gönderilen meslektaşlarımızın durumu ile ilgili, doyurucu bir bilgi elde edilememiştir. Bu arada İstanbul Tabip Odası, kurabildiği telefon irtibatlarıyla Çukurca'ya gönderilen grubun yollar kapalı olduğu için bir hafta boyunca Van'da bekletildiğini, Silopi'ye gönderilenlerinse yerlerine vardığı, ancak sözü edilen "seyyar hastane" henüz kurulmadığı için bir askeri birlik içinde herhangi bir görev yapmadan beklemekte olduklarını öğrenmiştir.
Bunun üzerine, durumu yerinde incelemek amacıyla İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay GÜRSOY, TTB 2. Başkanı Dr. Metin BAKKALCI ve Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet İPEKYÜZ 5 Nisan 2003 tarihinde Silopi'ye gitmiştir.
Heyetimiz yetkililerden güçlükle izin alarak Silopi yakınlarında bir askeri birlik içinde konuk edilen meslektaşlarımızla görüşmüş, belirsizliğin aynen devam ettiğini, kendilerine yetkililerce rahatlatıcı bir açıklamanın yapılmadığını tesbit etmiştir. Grubu "misafir eden" askeri birliğin sorumlularınca olanaklar ölçüsünde uygun barınma koşulları sağlanmaya çalışıldığı, ancak yolluk ve yevmiye almadan günlerden beri hiçbir iş yapmadan, bölgede ne kadar süre ile tutulacaklarını bilmeden bekletilmelerinin ciddi bir tedirginlik yarattığı gözlemlenmiştir.
İşin ilginç tarafı, sözü edilen seyyar hastaneyi kurmakla görevli Kızılay bölge sorumlusu ile yapılan görüşmede, hastaneyi kurmak için henüz emir almadıkları, büyük olasılıkla projenin durdurulacağı öğrenilmiştir.
Öte yandan bölgeyi iyi tanıyan basın mensupları, Türkiye sınırlarına yönelik bir göç yığılmasının söz konusu olmadığını, yakın bir gelecekte böyle bir olasılığın ön planda görünmediğini ifade etmişlerdir. Resmi açıklamalarda da bunun tersine bir gelişmeden söz edilmemektedir.
Hal böyle iken, yapmakta oldukları sağlık hizmetlerinden alınıp, muhtemel bazı gelişmelerin doğurabileceği gereksinimleri karşılamak üzere, henüz ortada bulunmayan, ne zaman kurulacağı, hatta kurulup kurulmayacağı belli olmayan seyyar hastanelerde çalıştırılmak üzere, bunca uzman, pratisyen ve diğer sağlık çalışanının apar topar sınır bölgesine gönderilmesindeki mantığı anlayabilmiş değiliz.
Hekimliğin etik değerleriyle çelişmeyen "insani yardım" amaçlı her hizmete hazır olan hekimlerin, iyi tanımlanmamış ve ne kadar süreceği belirlenmemiş bir görev için, daha ortada hastane yokken, yolluk ve yevmiye verilmeden, günler öncesinden bölgeye gönderilmelerini ve temini kolay tüketim malzemesi gibi işlevsiz halde bekletilmelerini, yetkililerin tıp mesleğine verdikleri değerin göstergesi sayıyor ve İstanbul Tabip Odası olarak bu tutumu esefle karşıladığımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Sağlık Bakanlığı'nın ilgili devlet kurumlarıyla bir an önce temasa geçerek meslektaşlarımızın mağduriyetine son vermesini bekliyoruz.
İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU
|