|
İŞYERİ HEKİMİ ARKADAŞLARIMIZA ÇAĞRI....
Bir çoğumuz izleyemiyoruz, farkında değiliz büyük ölçüde ama bugünlerde işyerlerindeki varlığımız ve işlevlerimiz, aldığımız ücretler çok tartışılıyor.
Bu tartışmaya, işyeri hekimliği uygulamalarını sorgulama faaliyetine sistemli olarak;
* sağlayacakları ambulans, hekim, hemşire, mobil chek-up imkanları ile zenginleştirdikleri hizmetlerin işyeri hekimlerinin sunduğu hizmetlerden daha kaliteli ve ucuz olduğunu öne süren özel sağlık şirketleri,
* İşyeri hekimi istihdamını ve çalışanların sağlığı için alması gereken önlemlerin maliyetine katlanmak istemeyen ve bu nedenle yasaları açıkça çiğneyen işverenler,
* Çalışan yurttaşlarının sağlığını - güvenliğini korumak için hukuka ve yasalara uygunluğu denetleme görevini yerine getirmesi beklenen ama işyerlerinin sadece % 5-8 'ini denetleyebilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın, bu onulmaz zaafın giderilmesi için değil işyeri hekimlerinin eğitimi ve istihdamı süreçlerini kendi kontrolleri altına almak için uğraşan bürokratları,
katılıyorlar.
İşyeri hekimliği uygulamalarını çalışanların sağlığı sorunundan ayırarak, gündeme getiren bu koalisyona söyleyecek bir sözümüz, soracak bir sorumuz yok mu ?
* İşyerlerinde çalışanların çalışma koşulları, maruz kaldıkları tehlikeler ve sağlık zararlıları nelerdir ?
* Çalışma saatleri, fazla çalışma, yüklenme - yorgunluk ..vb. sorunlar, işsiz kalma korkusuyla birleşince ortaya hangi tablolar çıkıyor ?
* Taşeron işçilerinin çalışma koşulları nasıldır ?
* İşverenlerin ve onların temsilcisi yöneticilerin çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruma bilinç ve duyarlılıkları hangi seviyededir ?
* Başta İş Kanunu ve İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü olmak üzere çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için alınması gereken önlemleri tanımlayan ve düzenleyen hukuka uymak için ne yapılıyor ? Bu önlemler için ne kadar bütçe tahsis ediliyor ?
* İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kurulları var mı ? Çalıştırılıyor mu ?
* İşyeri işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının denetimi için işyerine müfettiş geliyor mu ? Yapılan teftişler hangi anlayış ve araçlarla yapılıyor ? Sonuçlar ne ? Takip var mı ?
* İşyerinde alınması gereken teknik önlemlerin ne olması gerektiği ile ilgili bir danışma - rehberlik ihtiyacı doğduğunda hangi kaynaklara başvuruluyor ?
* Ortam ölçümleri, çalışanların test ve muayenelerini yaptırmak istediğimizde nelerle karşılaşıyoruz ? Kamu kaynakları yeterli mi ? Bu tür hizmetlerin kalite güvencesini sağlayacak bir kamu denetiminden bahsedebiliyor muyuz ?
* Neden işçi sağlğı ve iş güvenliği deyince kimsenin aklına kişisel koruyuculardan başka bir önlem gelmiyor ?
* Bu alandaki teknik-mesleki bilgi açığını kapatmak için üniversiteler, devletin ihtisas kurumları ne yapıyor ?
* Alınması gereken önlemler, yürütülmesi gereken planlı faaliyetler için işverenler ve temsilcilerine öneri ve talepler götürdüğümüzde nasıl bir anlayış ve tutumla karşılaşıyoruz ?
Biz bu sorulara, kendi somut yaşantılarımıza, deneyimlerimize dayanarak yanıt vermezsek, bu konuda isteksiz davranırsak, ne yaptığımızı, işimizin - görevimizin ne olduğunun tarif edilmesi işini, bu sorulara dürüstçe cevap aramayı dert edinmeyenlere bırakırsak ne oluyor ?
Bu ülkede çalışanların sağlık ve güvenliğini tehdit eden, tartışılmaya konuşulmaya değer bir şey olmadığı izlenimi yaratılıyor. İşyeri hekimleri, onların eğitimi ve istihdamını düzenleyen hekim örgütleri bu alanın en büyük ve önemli sorunu olarak takdim ediliyor ve hedefe konuluyor.
Biz susmaya devam edersek sadece işsiz kalmayacak, ülkemizde işçi sağlığı sorununun da derinleşerek büyümesine seyirci kalacağız.
Komisyonumuz yirminin üzerinde aktif işyeri hekimi meslektaşımızın katılımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Lütfen bizimle ilişki kurun, haberleşin. Deneyimlerimizin, tanıklıklarımızın paylaşılması gerekiyor. Sorular sorup, birlikte bu sorulara yanıt vermeli, bu soruları gündeme taşımayı becerebilmeliyiz.
İletişim ve dayanışmaya her zamankinden çok ihtiyacımız var. Bekliyoruz.
Sevgi ve dostlukla....
İTO İşyeri Hekimliği Komisyonu
|