|
07/04/2006 Basın Açıklaması
İSTANBUL TABİP ODASI'NIN YÜRÜTTÜĞÜ İNCELEME TAMAMLANDI DOÇ. DR. AYSU SAY HAKKINDAKİ İDDİALARIN GERÇEKLE İLGİSİ OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI 5 aylık bir bebeğin ölümünün bile laiklik karşıtı dinsel ideolojik bir malzeme olarak kullanıldığı, sadece görevini yapmaya çalışan bir hekimin hedef haline getirilebildiği olayla ilgili olarak ayrıntılı inceleme raporumuz aşağıdadır.
Bilindiği gibi 20 Mart 2006 tarihli Anadolu'da Vakit gazetesinde çıkan "Yine o küstah doktor" başlıklı haberde Zeynep Kamil Hastanesi Çocuk Kliniği Şefi Doç. Dr. Aysu Say'ın, (babası şalvarlı ve sakallı olduğu için) bir bebeği hastaneye kabul etmeyip ölümüne sebep olduğu iddia edilmiştir. Aynı gazetenin 21 Mart 2006 tarihli nüshasında da "Bu doktor meslekten çıkarılmalı" başlıklı haberle aynı iddialar tekrarlanmıştır. Aynı haber 21 Mart 2006 tarihli Zaman gazetesinde de yer almıştır. Söz konusu haberler üzerine İstanbul Tabip Odası tarafından hemen inceleme başlatılmış; gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için Doç. Dr. Aysu Say'ın ve bebek Rabia Yakupoğlu'nun babası Halil İbrahim Yakupoğlu'nun ifadeleri alınmış, bunun yanı sıra 13.10.2005 tarihinde bebek Rabia Yakupoğlu'nun doğumunun gerçekleştiği ve doğum sonrası 04.01.2006 tarihinde taburcu edilene kadar aralıksız yatırıldığı ve daha sonra 09.03.2006 tarihinde bebeğin tekrar fenalaşması üzerine yatırıldığı ve 13.04.2006 tarihinde vefatına kadar tutulduğu özel hastanelerden dosyası temin edilmiştir.
Yapılan incelemede şu sonuçlara ulaşılmıştır: I- Rabia bebeğin doğumu 13 Ekim 2005 tarihinde Özel Medipol Hastanesi'nde 34 haftalık gebelik ve 1860 gram olarak ve apgar 0 -hiçbir yaşam belirtisi yok- olarak gerçekleşmiştir. Bebek derhal aynı hastanenin Yeni Doğan Yoğun Bakım ünitesine yatırılmıştır. Ciddi sağlık sorunlarına rağmen bebeğin tedavisi başarı ile devam ettirilerek yaşatılmış ve 04 Ocak 2006 tarihinde, yani 84 günlük iken, takiplere devam etmesi koşuluyla ve salah ile taburcu edilmiştir. II- Daha sonra kontroller için Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürülen Rabia bebek durumunun kötüleşmesi üzerine 9 Mart 2006 günü Özel Çağıner Hastanesi'ne yatırılmış ve yapılan bütün tıbbi müdahalelere rağmen, ne yazık ki, beş gün sonra hayatını kaybetmiştir. III- Rabia bebek, Özel Medipol Hastanesi'nde tedavi görürken, ailesi yoğun bakım masraflarının yüksekliği nedeniyle Bağ-Kur sigortasının masraflarını karşılayacağı bir kamu hastanesi aramak zorunda kalmıştır. Sadece bu trajik örnek bile sağlık hizmetinin sürekliliğini sağlamayan "özel hastane"den hizmet alma propagandasının hem hastaları hem de hekimleri mağdur edecek ne tür sonuçlarla karşılaşacağımızı göstermektedir. Bu olayda da doğumun yapıldığı yerde kesintisiz bir hizmet olarak sunulması gereken sağlık hizmetini alamayan bebek için ailesi başka kamu hastanelerinin yanı sıra Zeynep Kamil Hastanesi Çocuk Kliniği'nde Doç Dr. Aysu Say'ın sorumlu olduğu Yenidoğan ve Prematüre Servisi'ne de başvuruda bulunmuşlardır. Ancak bebeğin tedavisi için gerekli boş VENTİLATÖR cihazı olmadığı için hastaneye kabulü mümkün olmamıştır. "Yenidoğan ve Prematüre Servisi"nin temel tıbbi aleti olan VENTİLATÖR cihazı sayısı talebi karşılamaktan çok uzaktır. Bu nedenle yapılan başvurular sıraya alınmakta, ventilatör cihazı boşaldıkça , başvuru sırasına göre hasta kabul edilmektedir. Ventilatör cihazı sayısındaki yetersizliğin asıl muhatapları ise bebeğin ailesi olmadığı gibi Doç. Dr. Aysu Say da değildir. IV- "Yenidoğan ve Prematüre Servisi" 1 aylığa kadar olan bebekleri kabul etmektedir. Bebeğin yaşı 1 ayı geçmişse ve henüz bölüme yatırılmamışsa, yatış sırasından düşürülmekte ve Doç. Dr. Aysu Say'ın sorumlu olmadığı bir başka bölüme yönlendirilmektedir. V- Doç. Dr. Aysu Say'ın söz konusu olayla tek ilgisi bebeğin yatırılması için kendisine müracaat eden aileyi sıraya alınmak üzere ilgili hekime yönlendirmek olmuştur . Baba ile görüşen ilgili doktor da o an yer olmaması nedeniyle bebeği sıraya almıştır. Baba Halil İbrahim Yakupoğlu İstanbul Tabip Odası'nda verdiği ifadede gazetede kendisine atfen yer alan "anlayacağınız doktor benim sakallı ve şalvarlı oluşumu kafaya takıp kızımı 84 gün boyunca hastaneye yatırmadı" cümlesinin kendisine ait olmadığını; tüm yakınmasının 84 gün boyunca kendilerine sıranın gelmeyişi olduğunu ve amaçlarının kendi başlarına gelen böyle bir talihsizliğin hiçbir bebeğin, anne-babanın başına gelmemesi olduğunu belirtmiştir. Gerçekten de, Türkiye'de yenidoğan yoğun bakım üniteleri nicel olarak fevkalâde yetersizdir ve bu durum 2005 yazında ardarda yaşanan bebek ölümleriyle de kamuoyunun gündemine gelmiştir. Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası da yaptıkları incelemeler sonucunda hazırladıkları raporla konunun önemine dikkat çekmişlerdir. Fakat, ne yazık ki, üç buçuk yıldır sağlık alanında büyük "dönüşüm"ler yaptığını iddia eden Sağlık Bakanlığı sorunun çözümü için hiçbir adım atmamaktadır. VI- Bebek Rabia Yakupoğlu, Zeynep Kamil Hastanesi'ne yatırılamamakla birlikte, tedavisi , aynı olanakları eksiksiz biçimde sunabilecek altyapıda olan bir özel hastanede devam ettirilmiştir. Bu nedenle, bebeğin ölümü ile Zeynep Kamil Hastanesi'ne yatırılmaması arasında hiçbir bağ yoktur. VII- İstanbul Tabip Odası tarafından toplanan kanıtlar, alınan ifadeler ve yapılan inceleme neticesinde Bebek Rabia Yakupoğlu'nun Doç Dr. Aysu Say tarafından, babası sakallı ve şalvarlı olduğu için hastaneye yatırılmadığı iddiasının gerçekle hiçbir ilgisi olmadığı anlaşılmış ve Doç Dr. Aysu Say'ın kusurlu herhangi bir davranışı görülmemiştir. Yakupoğlu Ailesine yaşadığı bu elim olaydan dolayı başsağlığı diliyoruz. Hepimizi üzen bebek Rabia Yakupoğlu'nun ölümüyle ilgili gerçekler bu doğrultuda iken meslektaşımız Doç. Dr. Aysu Say'ın kişiliğini ve mesleğini hedef alan asılsız ve isnatsız suçlamalarda bulunulmasını ve bir bebeğin ölümünün bile laiklik karşıtı dinsel ideolojik bir malzeme olarak kullanılmasını şiddetle kınıyoruz. Kamuoyuna saygılarımızla duyururu
İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU
|