|
16/01/2006 Basın Duyurusu
BAŞBAKAN TAYYİP ERDOĞAN 10 OCAK'TA "DURUM KONTROL ALTINDA"; DSÖ AVRUPA BÖLGE DİREKTÖRÜ MARC DANZON 11 OCAK'TA "KRİZ YÖNETİMİ GEREKENİ YAPMIŞ" DEDİ
KUŞ GRİBİ ÖN TANISIYLA TEDAVİ GÖREN FATMA ÖZCAN 15 OCAK'TA HAYATINI KAYBETTİ
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde kuş gribi ön tanısıyla tedavi görmekte olan Fatma Özcan 15 ocak günü hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Fatma Özcan'ın ilk laboratuvar test sonuçları negatif bulunmakla beraber, örnek incelemelerinin devam ettiği; kardeşinin laboratuvar testlerinin ise kuş gribi açısından pozitif bulunduğu bildirildi. Bu açıklama ölümün kuş gribinden olma ihtimaline işaret ediyor.
Öncelikle yaşamını yitiren Fatma Özcan'ın ailesine başsağlığı diliyoruz.
İstanbul Tabip Odası olarak toplum sağlığımız açısından büyük bir tehdit oluşturan kuş gribiyle ilgili gelişmeleri yakından takip edip bilgilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Tüm halkımızın her yönüyle ciddiye alınması gereken kuş gribi konusunda sağlık otoritelerinin uyarıları doğrultusunda hareket etmesi, hastalık belirtisi gösteren hayvanlarla temas etmemesi ve hastalık belirtilerinin ortaya çıkması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiği konusundaki uyarılarımızı yineliyoruz.
Bununla birlikte, Hükümetin kuş gribine karşı gerekli önlemleri zamanında alıp almadığına dair kamuoyunda yürütülen tartışmalara müdahil olmaktan, konunun hassasiyeti ve aciliyeti nedeniyle, şimdilik kaçınıyoruz.
Ancak; Tarım Bakanı Mehdi Eker'in meselenin kapatıldığını açıklamasından, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'in kuş gribinden bahsedenleri "işgüzarlık"la suçlamasına, kümes hayvanlarına yönelik karantina uygulanmasındaki gecikmeden itlaftaki ilkel metodlara, hastalığın ilk ortaya çıktığı günlerde Van'da gerekli ilacın bulunamamasından sadece nazal örneklerdeki test sonuçlarına dayanarak ölümün kuş gribinden olmadığı açıklamasına, Hıfzısıhha Merkezi Başkanı'ndan il sağlık müdür yardımcılarına kadar birçok Sağlık Bakanlığı yöneticisinin görevleri başında olmadıklarına dair haberlere kadar kamuoyuna yansıyan bir dizi olgu ortadadır.
Kuş gribinden ölümün kesinleştiği 4 Ocak 2006 gününe kadar konuyla ilgili gerekli ve yeterli tedbirlerin alınmadığı; o tarihten sonra da bu eksikliği kapatmanın telaşıyla davranıldığı görülmektedir.
Başbakan Sn. Tayyip Erdoğan'ın 10 Ocak günü yaptığı "durum kontrol altında" açıklamasının bu telaşın yansıması olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa Bölge Direktörü Marc Danzon'un 11 Ocak günü "Türkiye'deki kriz yönetimi olması gerekeni yapmış ve uygun müdahalelerde bulunmuştur" açıklaması da dikkat çekicidir.
Ne yazık ki bu açıklamalardan birkaç gün sonra 12 yaşındaki bir kız çocuğumuz, büyük olasılıkla kuş gribi nedeniyle, hayatını kaybetmiş bulunmaktadır.
Kuş gribinin Türkiye'de ilk defa ortaya çıktığı Ekim ayından bugüne kadar olan gelişmeler ve her düzeydeki sorumluluklar, basında ve kamuoyunda, doğal olarak, tartışılmaya devam edecektir.
Ancak konuyla ilgili yetkililerin, kendilerine yönelik eleştiriler karşısında savunma telaşıyla davranmak yerine gerekli tedbirleri hızla almak ve eksiklikleri titizlikle gidermek konusunda çaba harcamalarının hepimiz için daha yararlı olduğuna inanıyoruz.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
İSTANBUL TABİP ODASI YÖNETİM KURULU
|