Meslek Odalarından Ortak Çağrı: Sağlık Torba Yasa Tasarısı Geri Çekilsin

9 Kasım 2018, Cuma günü 14.00’da İstanbul Tabip Odası (İTO) Cağaloğlu binasında gerçekleştirilen basın toplantısına; İTO Başkanı Dr. Pınar Saip, İTO YK Üyesi Dr. Osman Küçükosmanoğlu, İTO YK Üyesi Dr. Murat Ekmez, İstanbul Dişhekimleri Odası (İDO) YK Üyesi A. Hikmet Arısal, İstanbul Eczacı Odası (İEO) YK Üyesi Serdar Göksan, İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) YK Üyesi Necati Bozkurt, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) Denetleme Kurulu Üyesi Kazım Mermer, İMOK dönem sözcüsü Süleyman Solmaz, Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal Kılıç katıldı.

Süleyman Solmaz basın toplantısını açarken yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Komisyondan geçirilerek TBMM gündemine getirilen Sağlık Torba Yasa Tasarısı’na ilişkin meslek odalarımızın görüşlerini paylaşmak üzere toplandık. Sağlıkta şiddete karşı çalışanların güvenli ortamlarda çalışmalarının sağlanması yönünde talepleri vardı ve ülkeyi yönetenlerden bu yönde düzenleme yapması talebi vardı. Ancak iktidar sorundan başka bir sorun ortaya çıkarma alışkanlığını yine ortaya koydu. Sanıyorum bu yönetme anlayışı, sorundan kendine fayda sağlama alışkanlığı bu iktidarın 16 yıldır sergilediği bir yetenek. Ama bu durum ne topluma, ne çalışanlara çözüm üretmiyor. Biz yapılması gerekenler konusunda, taleplerimizi açık bir şekilde dile getirmemize rağmen yönetenler bunu yok sayıyorlar. Bu tarzla ülke yönetilemez.”

Ardından sırasıyla yapılan konuşmalar şöyle oldu;

Kazım Mermer (İSMMMO): “Son yıllarda artış gösteren sağlıkta şiddet konusu aslında toplumsal şiddetle bağlantılı. Bu duruma dur demek için yönetenlerden ciddi, caydırıcı bir yasa teklifi bekledik, bunun için eylemlilikler yaptık. Ama bakıyoruz, bugün önümüze, bırakın şiddeti önlemeyi, itiraz edenlerden, ses çıkaranlardan nasıl kurtuluruz taslağı getiriliyor. İSMMMO olarak bu tasarının derhal geri çekilmesini, TTB’nin hazırlamış olduğu Sağlıkta Şiddet Tasarısının yasalaşmasını istiyoruz.”

Cevahir Efe Akçelik (TMMOB İKK): “Tarih tekerrürden ibarettir derler. Geçmişte Nazi Almanyası’nda Yeni Kamu Yasası’nın geçtiğini görüyoruz, bundan tam 80 yıl sonra Türkiye’de bir kanun tasarısı Meclis Sağlık Komisyonu’nda görüşülmek üzere geldi. Bu tasarı yasalaşırsa Türkiye’de sağlık alanındaki en ağır, en acımasız yasalardan biri olarak tarihe geçecektir. Mecliste bu tasarıyı oylayacak milletvekillerine seslenmek ihtiyacı hissediyoruz. Bu kin ve öc alma yasasıdır. Bu tasarıyı elinizi vicdanınıza koyarak oylamanız ve reddetmenizi bekliyoruz. Bu düzenlemenin geri çekilmesi için de TTB ile omuz omuza mücadele edeceğiz.”

Dr. Pınar Saip: Sağlıkta şiddet yasası olarak lanse edilmeye çalışılan bu torba tasarı birçok olumsuz madde barındırıyor. Ama en dikkat çekeni 5. Madde; hekimlerin çalışmasını yasaklayan bir tasarıyla karşı karşıyayız. Bu durum sadece güvenlik soruşturmasından geçemeyen, ataması yapılmayan hekimleri ve KHK’larla atılan hekimleri değil, tüm hekimleri tehdit etmektedir. Herhangi bir kişinin ihbarı, idarecinizle yaşadığınız herhangi bir anlaşmazlık sonrasında sakıncalı olarak damgalanabilirsiniz ve güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlanabilir, dolayısıyla mesleğinizi yapma hakkınız elinizden alınabilir. Bu tasarı yasalaşırsa, hekim intiharları yaşanabilir. Yıllarca büyük emekler vererek eğitimini tamamlayan, ihtisasını yapmış, gece gündüz nöbet tutmuş insanları açlığa mahkum etmeye dönük bir yasa çıkartılıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu tasarının geri çekilmesini talep ediyoruz.”

Necati Bozkurt (İVHO): “İdarecilerin iki dudağı arasından çıkan keyfi hükümlerle insanlar işsiz, aç bırakılmaya çalışılıyor. Çalışma hakkı, yaşam hakkıdır. Hukuki dayanaklardan yoksun bir girişimle çalışma hakkı engelleniyor. Özellikle 5. Maddenin insan haklarına aykırıdır. Kesinlikle geri çekilmesi gerekmektedir.”

Hikmet Arısal (İDO): “Bu yasa hekimler ve dişhekimleri için çıkarılmış gibi görünse de yapılmak istenen bir korku iklimi oluşturmaktır. İnsanların kesinleşmiş bir suçu olmadığı halde, hem kendisini, hem ailesini açlığa, yokluğa mahkum etmektir. Bu korku krallığı tarafından hekimlere karşı kin ve öfkeyle hareket edilmektedir. Eğer sesimizi çıkarmazsak hepimizin çalışma hakkı elimizden alınabilir, kesinlikle bu torba yasaya karşıyız.”

Serdar Göksan: “Yıllarca tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okumuş insanlar basit ihbarlar sonucu göreve başlatılmıyor, ihraç ediliyor. Ülkemizde yıllarca ilmek ilmek örülmüş değerler gündelik, siyasi çıkarlara kurban ediliyor. Ülkenin aydın insanların uyarılarına değer verilmediği gibi konuşanlar susturulmak isteniyor. Ülkemizin aydınlık geleceği maalesef karanlığa dönüyor. Biz eczacılar; yeni tasarının hem çok yetersiz, hem de çok tehlikeli olduğunu görüyor ve meslek odaları olarak her zaman olduğu gibi birlikte hareket edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”

Yapılan konuşmaların ardından ortak basın metni İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Küçükosmanoğlu tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamada şunlar dile getirildi: “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülüyor.

Adından da anlaşılabileceği gibi bir Torba Kanun şeklinde düzenlenmiş olan Kanun Teklifi birbirinden farklı bir dizi düzenleme öngörüyor.

Toplam 44 maddelik Teklifin 24. maddesi sağlıkta şiddetle ilgili olduğu için kamuoyunda ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’ olarak anılıyor. Oysa, ilgili maddeye bakıldığında sağlıkta şiddeti önleyecek herhangi bir yeni hüküm getirmediği, Türk Tabipleri Birliği’nin hazırladığı ‘Sağlıkta Şiddet Yasa Teklifi’ ile hiçbir ilişkisinin olmadığı görülüyor.

Teklifin 5. Maddesi ise haklarında hiçbir yargı kararı olmadan kamudan ihraç edilen hekim ve diş hekimlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu anlaşması olan sağlık kurumlarında çalışmasını yasaklıyor; gene haklarında hiçbir yargı kararı olmadan güvenlik soruşturması bahanesiyle görevine başlatılmayan yeni mezun hekimlerin 600 gün süreyle hekimlik yapmalarını engelliyor.

Bu düzenleme açıkça en temel insan haklarından olan çalışma hakkının ihlalidir. Bu düzenleme yasalaşacak olursa yıllarca gecesini gündüzüne katarak çalışıp tıp fakültesini kazanan ve gene yıllarca yoğun ve yorucu bir eğitimden sonra diploma almaya hak kazanan genç hekimler 600 gün boyunca işsizlikle cezalandırılacak; yıllardır hastalarına özveriyle hizmet veren hekimler, diş hekimleri gene tamamen keyfi bir kararla kamudaki görevinden ihraç edilebilecek ve özel hastanelerde de çalışamayacak.

Kısacası; bundan sonra bütün hekimler ve diş hekimlerinin mesleki geleceği tamamen siyasi iktidarın ve yöneticilerin iki dudağı arasında olacak ve siyasi iktidarın hoşuna gitmeyenler işsizlik ve açlıkla cezalandırılacak.

Aynı zamanda biliyoruz ki; bugün hekimlere ve diş hekimlerine getirilmeye çalışılan bu düzenleme yasalaşacak olursa yarın diğer meslek grupları için de emsal teşkil edecek ve benzer düzenlemeler bizler için de gündeme getirilebilecek.

Yani aslında bu kanun teklifi hepimizin çalışma hakkını tehdit ediyor.

Biz İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu çatısı altında toplanan meslek örgütleri olarak bu hukuk dışı düzenlemeyi fevkalade yanlış ve tehlikeli bularak reddediyoruz ve derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.”

Basın metni için tıklayınız.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası