COVID-19 Pandemisi Bitmedi, Kontrol Altında


  • Nisan 30, 2022
  • 263

Dünya Sağlık Örgütü’nün son üç haftalık raporları dünya genelinde vaka sayılarının haftalık yaklaşık %25, vefatların da %20 oranında düşüş gösterdiğine işaret etmektedir. Sevindirici bu azalmaya rağmen geçtiğimiz hafta 4,5 milyon kişi COVID-19 olmuş, 15 bini aşkın kişi ise bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Geçtiğimiz hafta Afrika ve Amerika kıtasında vakaların, Afrika ve Güneydoğu Asya’da ise ölüm sayılarının arttığı görülmektedir. Öte yandan dünya genelinde Almanya, Fransa, İtalya en çok vakanın saptandığı, Birleşik Krallık, İtalya ve Rusya ise en çok ölümün yaşandığı ilk beş ülke arasındadır.

Beşinci piki yaşayan ülkemiz ise son bir haftayı vaka sayılarında %36, ölüm sayılarında %19 azalma ile tamamlamıştır. Ülkemizde pandeminin azalan bu yüküne rağmen geçtiğimiz haftada toplam 17.679 kişiye COVID-19 tanısı konulmuş, 106 kişi bu hastalıktan ölmüştür. COVID-19 gibi tümüyle önlenebilir bir hastalıktan ortalama her gün 15 kişinin ölmeye devam ediyor olması toplum sağlığı açısından sorunun azalmakla birlikte ülkemizde de devam ettiğine işaret etmektedir. Öte yandan ülkemizde PCR test incelemesinin hızla azaldığı, hızlı testlerin ise kullanıma girmediği dikkate alındığında COVID-19 sorunumuzun hızla kayıt dışına çıktığı öngörülmelidir. Yine de geçmişe kıyasla kontrol altına alınan bu duruma ulaşmamızda rol oynayan başta sağlık çalışanları olmak üzere herkese teşekkür etmek isteriz.


Ülkemiz açısından Nisan 2022 itibariyle COVID-19 pandemisi kayıt dışına çıkan bir sürece rağmen
Ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün de vurguladığı üzere salgın kontrol altına alınmış olsa da halen bitmemiştir. Daha önemlisi SARS-CoV-2 virüsü evrimsel gelişimini tamamlamamıştır. Virüsün ak kuyruklu geyiklerde saptanması sürecin devam ettiğini ve muhtemel farklı varyantların gelişme riskinin sürdüğünü göstermektedir. Bilim camiası 2022 sonbaharında yaşanacak pik konusunda iyimser, nötr ve kötümser üç senaryoyu kamuoyunun dikkatine sunmaktadır.


SARS-CoV-2 virüsünün evrimsel süreci dikkate alındığında her yeni varyantın bir önceki varyanttan köken almadığı fark edilebilir. Bu nedenle dünya ve ülkemiz genelinde gelişebilecek olası yeni varyant Omicron varyantının devamı olmak zorunda değildir. Zaten Dünya Sağlık Örgütü de, dünya genelinde azalan PCR bakısı ve genomik analizler nedeniyle yeni gelişebilecek bir varyantın erken dönemde farkına varılamama tehlikesine dikkat çekmektedir. Ülkemiz ise öteden beri göreli olarak az test yapmaktadır. Nüfusa oranla PCR bakı oranımız Danimarka’dan 6,5, Birleşik Krallık’tan 4,1, komşumuz Yunanistan’dan 3,6 ve pandemide oldukça kötü bir performans sergileyen ABD’den ise 1,5 kat daha düşüktür. Genomik analiz oranımız ise %1’in altındadır.

Tanı ve varyant takibi açısından yaşadığımız bu dezavantajın yanı sıra aşılama oranımız da düşüktür. Birleşik Arap Emirlikleri, Küba, Singapur gibi ülkelerin %90, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, İtalya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin %80’lerin üzerinde çift doz aşı oranlarına karşılık ülkemizde çift doz aşı oranı %62’dir. Benzer biçimde hatırlatma dozu olmuş nüfus oranımız da istenen düzeyde değildir (Şili 91,5 / İtalya %65,5 / Almanya %58,8 / Birleşik Krallık %57,5 / Türkiye 43,1). Ülkemizin aşı konusunda Avrupa ülkelerinden bir farklı dezavantajı da Omicron varyantına etkinliği düşük olan CoronaVac ve TurkoVac aşılarını kullanmış olması ve 5-11 yaş grubunun aşılanmamış olmasıdır.
Tüm bu konular dikkate alındığında İstanbul Tabip Odası olarak;
1. Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu’nun pek muhtemelen oyçokluğu ile aldığı kapalı ortamlarda maske zorunluluğunu kaldıran kararını yeniden gözden geçirmesini,
2.PCR bakısına devam edilmesi, hızlı testlerin kullanıma alınması ve yeni varyant gelişiminin genomik analizle yakından izlenmesini,
3.Sosyal Güvenlik Kurumu’nun COVID-19 ödemelerini iptal etmesinin yanlış olduğunu, aksine hem PCR, hem yoğun bakım hizmet ödemelerini kamu ve özel sektörde aynen devam ettirmesi gerektiğini,
4.Aşılamanın bölgesel eşitsizliği düzenleyerek hızlandırılmasını,
5.Son olarak dünya sağlık otoritelerinin hemen tamamının önümüzdeki sonbaharda bir yeni pikin olacağı konusunda hemfikir olduğunu, toplum sağlığı açısından kamusal otoritelerin hazırlıklarını kötümser senaryoya göre yapmaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.
İstanbul Tabip Odası, birey ve toplum sağlığı açısından bitmeyen COVID-19 pandemisini izleyecek ve dün olduğu gibi gerekli zamanlarda hem yetkilileri, hem toplumu uyaracaktır.

İstanbul Tabip Odası


Bu HABERİ Paylaş!