İsteğe Bağlı Düşük: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarının Görüşleri ile İlgili Bir Araştırma
- Eylül 02, 2026
- 43

“İsteğe Bağlı Düşük: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarının Görüşleri ile İlgili Bir Araştırma” İstanbul Tabip Odası (İTO) Kadın Komisyonu tarafından yürütülen kolektif bir çalışmanın ürünüdür. İTO Kadın Komisyonu, İTO yeni Yönetim Kurulu’nun desteği ile çalışmalarını yürütmekte olup, raporun önsözü de araştırmanın yürütüldüğü dönem Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan tarafından yazılmıştır. Çalışmanın temel amacı, Türkiye'de isteğe bağlı gebelik sonlandırma (kürtaj) hizmetlerine erişimin giderek zorlaşmasını kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktorları açısından değerlendirmek ve bu alandaki mevcut durumu farklı boyutlarıyla ortaya koymaktır. Rapor, hukuki, etik, halk sağlığı, ruh sağlığı ve insan hakları perspektiflerini bir araya getirirken, mevcut literatürün yanı sıra kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının deneyim ve görüşlerine dayanan özgün bir araştırmayı içermektedir.
Türkiye'de isteğe bağlı gebelik sonlandırma 1983 yılından bu yana yasal olmasına rağmen, özellikle son yıllarda kamu sağlık kurumlarında bu hizmete erişimin önemli ölçüde azaldığı görülmektedir. Hizmet sunumundaki farklılıklar; kurumsal uygulamalar, hekimlerin bireysel tutumları, yanlış hukuki bilgi, ekipman ve personel eksikliği, vicdani ret uygulamaları ve toplumsal baskılar gibi birçok etkenle ilişkilendirilmektedir. Bu durum, özellikle ekonomik ve sosyal açıdan kırılgan gruplardaki kadınların güvenli hizmete erişimini zorlaştırmakta, sağlık hakkı ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemli sorunlar yaratmaktadır.
Bu çalışmanın amaçlarından biri de, daha önce sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler tarafından yürütülen araştırmalara katkı sunmaktır. Özellikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile asistanlarının isteğe bağlı düşük konusundaki görüşlerini, uzmanlık eğitimleri sırasında edindikleri deneyimleri ve çalıştıkları kurumlarda bu hizmeti ne ölçüde sunduklarını ortaya koymayı hedeflemekte; yasalarla güvence altına alınmış bir sağlık hakkı olmasına rağmen kürtaj yapmama nedenlerini tespit edebilmektir.
Araştırma süreci 2019 yılının son aylarında başlamıştır. İlk aşamada Türkiye'de isteğe bağlı düşük konusunda yapılmış bilimsel çalışmalar kapsamlı biçimde taranmış, elde edilen bulgular doğrultusunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına yönelik ayrıntılı bir anket hazırlanmıştır. Anket, kamu ve özel sağlık kuruluşlarında çalışan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına çevrimiçi olarak ulaştırılmıştır. Veri toplama süreci 2020 yılının başında başlamış; ancak COVID-19 pandemisinin etkileri nedeniyle planlanandan daha uzun sürmüş ve son veri toplama Kasım 2020'de tamamlanmıştır. Verilerin analizi, yorumlanması ve raporda yer alan tematik bölümlerin hazırlanması ise 2021–2024 yılları arasında yürütülmüştür.
Rapor, literatür derlemeleri, ulusal ve uluslararası bilimsel kanıtlar ile hekim araştırmasının bulgularını bütüncül bir yaklaşımla sunmaktadır. Güvenli ve erişilebilir kürtaj hizmetlerinin kadın sağlığı açısından vazgeçilmez olduğu; yasal kısıtlamaların veya fiili erişim engellerinin kürtaj ihtiyacını ortadan kaldırmadığı, aksine kadınları güvensiz yöntemlere yönelterek anne ölümleri ve ciddi sağlık sorunları riskini artırdığı tartışılmaktadır. Ayrıca ilaçla düşük yöntemlerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından güvenli ve etkili seçenekler olarak kabul edilmesine rağmen Türkiye'de bu yöntemin fiilen uygulanamaz hale gelmesinin sonuçları da ele alınmaktadır.
Çalışmanın arşiv taraması ve araştırma sürecinin koordinasyonu Halk Sağlığı Uzmanı Dr. F. Deniz Mardin tarafından yürütülmüştür. Yapılan çalışmaların derlemesini Burcu Pehlivan, kadın hastalıkları ve doğum alanındaki katkıyı Dr. Irmak Saraç ve Dr. Özge Yılmaz, ruh sağlığı boyutuna Dr. Hasibe Rengin Güvenç, tarihsel ve hukuki çerçevenin oluşturulmasına Dr. Lale Tırtıl ile Dr. Hafize Öztürk Türkmen katkı sunmuştur. Araştırma verilerinin analizi ve yorumlanması Dr. F. Deniz Mardin ve Prof. Dr. Nilay Etiler tarafından gerçekleştirilmiştir.
Bu raporun, Türkiye'de isteğe bağlı gebelik sonlandırma hizmetlerinin mevcut durumuna ilişkin bilimsel bilgi üretimine katkı sağlaması; kadınların üreme sağlığı ve hakları konusunda yürütülecek politika geliştirme süreçlerine, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine ve mesleki tartışmalara kaynak oluşturması amaçlanmaktadır.