SEMPOZYUM – V: Marmara-İstanbul Depremi ve Özel Gereksinimli Bireyler

11 Nisan 2026, Cumartesi Saat: 09:00 37

12
Gün
:
21
Saat
:
52
Dakika
:
52
Saniye

Depreme bağlı afetler herkesi etkileyerek eşitlikçi gibi görünse de kırılgan gruplar açısından açık biçimde ayrımcıdır.

Afetler (deprem) karşısında toplumun bazı kesimleri, bireyleri diğerlerine göre daha duyarlı, daha savunmasız, daha kırılgan olabilir. Bundan dolayı da afetler sırasında ve sonrasında orantısız bir şekilde daha fazla hasar ve zarar görürler. Daha fazla acı çekerler. Sağlıksızlık durumları da afet karşısında bireyleri doğrudan kırılgan yapmaktadır.

Bu nedenle ayrım yapmaksızın afete uğrayan herkesin eşit biçimde düşünülmesi ve önemsenmesi, kırılgan (dezavantajlı) olanlar açısından eşit olmayan bir yaklaşıma yol açacaktır. Daima geride kalacak olanlar “eşit biçimde” anlayışı dışında mutlaka özel olarak değerlendirilmelidir.

Depreme bağlı afet yönetimlerinde kırılgan (dezavantajlı) grup ve kişilere yönelik risk azaltıcı önlemler ne yazık ki genel önlemler içerisinde yeteri kadar gereken öneme ve yere henüz sahip değillerdir. Depreme bağlı afet açısından risk yönetimi kapsamında savunmasız olanların kırılganlıkları mutlaka azaltılmalıdır.

Yaşlanmayla birlikte görme, hareketlilik ve işitme özürleri yaşlılıkta en yaygın engellilik türleri arasında yer alır. Yaşlılar genel olarak kırılgan gruplar arasında kabul edilse de afet yönetimi uygulamalarında genelde (kasıt olmasa da) göz ardı edilirler. Onlara özel olması gereken uygulamalar (hizmetler) çok fazla önemsenmeyebilir.  Yaşlılarda engelliliğin yanısıra yoksulluk, kadın olmak, ayrımcılık, yetersiz hizmetler onların deprem karşısında kırılganlıklarını daha da artırır. Dünyada 60 yaş ve üstü insanların %66’sı düşük veya orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır. Bu oranın 2050’de %80’e yükseleceği tahmin edilmektedir. Depreme bağlı afet yönetimi (hazır olma) açısından bu göz ardı edilemeyecek bir durumdur.

Yaşlı bireyler açısından göz önünde tutulması gereken diğer önemli bir husus ise yalnız olduklarıdır. Genelde aileleri olmayabilir ve normalde yaşamlarını zorluklar içerisinde sürdürmektedirler. Yaşlı nüfus, özellikle geçici yerleşim yerlerinde önemli yaşamsal sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Yakınlarını kaybetme, kronik hastalıklar, olumsuz iklim ve yaşam koşulları onların sağlıklarını zora sokabilmekte, yaşam süreleri üzerine olumsuz etki edebilmektedir. Deprem öncesi çok farkında olunmayan bu durumun varlığı depremle birlikte görünür hale gelebilir. Bu nedenle de afet yönetimi kapsamında önceden bu kırılganlığın tespiti ve gerekli önlemlerin alınması şarttır.

Bu yönde yapılacak olan çalışmalar oldukça karmaşıktır. Toplumsal olarak birçok sosyoekonomik ve kültürel politikaların değişimini gerektirir.  Bu oldukça zor olsa da değişimler olmadan depremin riskini azaltmak mümkün olamaz.

Deprem Çalışma Grubu, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ve Türkiye Sakatlar Derneği tarafından konunun tüm boyutlarıyla ele alınacağı “Marmara-İstanbul Depremi ve Özel Gereksinimli Bireyler” sempozyumu 11 Nisan 2026 Cumartesi günü, 09.00-17.00 saatleri arasında, Türk Oftalmoloji Derneği Toplantı Salonu’nda düzenlenecektir. Sempozyum İstanbul Tabip Odası sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanacaktır. 

Sempozyum programı için tıklayınız.