Ersin Arslan'ı Unutmayacağız, Taleplerimizin Takipçisi Olacağız!


  • Mayıs 29, 2012
  • 2860

Gaziantep'te bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Aslan'ın ölümünün 4. haftasında sağlık çalışanları yine tüm kamu hastanelerde eylem yaptı. İstanbul Tabip Odası’nın merkez noktası bu hafta Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimlik binası önüydü. Eyleme, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Ümit Şen ve Dr. Feray Kaya katıldı.

Dr. Ersin Arslan için bir dakikalık saygı duruşunun ardından açıklama yapan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, vatandaşların sağlık hizmetlerinden memnun olduğunu gösteren Sağlık Bakanlığı kaynaklı istatistiklerin olduğunu belirterek “Sağlık sisteminde olumlu değişiklikler varsa, hastalarımızın, hasta yakınlarının sağlık çalışanlarına teşekkür etmek yerine şiddet şeklinde tepkisini göstermesi gerçekten çok büyük bir çelişkidir" dedi.

Hazırlanan basın açıklaması İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Feray Kaya tarafından okundu. Dr. Kaya, ülkenin her yerinde olduğu gibi İstanbul'un sağlık kurumlarında da 4 haftadır Dr. Ersin Arslan'ı andıklarını ve taleplerinin takipçisi olduklarını belirtti. Sağlık ortamında şiddetin önlenmesi için olumlu gelişmelerin olmasının yan sıra ısrarla takip edecekleri talepleri bir kez daha sıralayan Dr. Kaya bu talepler gerçekleşinceye kadar tepkilerini değişik biçimlerde sürdürmeye kararlı olduklarını ifade etti.


29.05.2012

BASINA VE KAMUOYUNA


İstanbul Tabip Odası olarak, ülkemizin her yerinde olduğu gibi İstanbul’un sağlık kurumlarında da 4 haftadır Dr. Ersin Arslan’ı anıyor ve taleplerimizin takipçisi olduğumuzu duyuruyoruz!
Sağlık ortamında şiddet ne yazık ki son yıllarda tahammül edilemez ölçüde artmış ve en vahim sonucunu Gaziantep’te Dr. Ersin Arslan’ın ölümü ile ortaya çıkarmıştı. Yaşanan şiddetin yüzlerce yaralanmanın sonunda ölümlere de yol açacağını görmek için kahin olmaya gerek olmadığını, bu konuda ivedilikle tutum alınması gerektiğini yetkililere iletmiş olmamız, bu konuda somut öneriler sunmuş olmamız ne yazık ki sonucu değiştirmedi. Dr. Ersin Arslan öldü.

Bir ay öncesinde, bir hafta öncesinde başka hastanelerde olduğu gibi, iki gün önce Bağcılar Eğitim Araştırma hastanesinde bir hekim arkadaşımızın ciddi bir yaralanmaya maruz kalabildiği gibi şiddet ne yazık ki sağlık ortamında devam ediyor. 

Hekimler ve sağlık çalışanları olarak benzeri şiddet olaylarının muhatabı olmamak için 4 haftadır taleplerimizi iletiyor ve takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.

Bilinmelidir ki bugün itibariyle Dr. Ersin Arslan cinayeti sonrası sağlık alanında şiddetin bir daha yaşanmaması için atılan ne kadar adım varsa bunun itici kuvveti ve sağlayıcısı hekimlerin ve sağlık çalışanlarının birlikteliği, tepkileri olmuştur. Anma etkinliklerimizin başında; dört hafta önce söylediğimizi tekrarlamak istiyoruz: “Ya kaybettiğimiz meslektaşımızın acısını taşıyarak -bir başka cinayete kadar- süreci küllendireceğiz ya da hiç istenmeyen bu olayın benzerlerinin yaşanmaması için hep birlikte gerekenleri yapacağız.”

Gerekeni yapmak taleplerde ısrarcı olmaktır. Bugün itibariyle hekimlerin ve sağlık çalışanlarının eylemleri ile adım atılmasını sağladığımız kazanımlarımızı yeterli görmemekle birlikte önemli bir başlangıç olarak kabul ediyoruz.

1.    Daha önce defalarca talep etmemize rağmen AKP hükümetince reddedilmiş olan “Sağlık ortamındaki şiddete dair Meclis Araştırma Komisyonu” kurulması önerimiz bu dönemde Meclis’te kabul edilmiş durumdadır. AKP’nin henüz üye vermediği ve yavaş ilerleyen bu süreci her şeye rağmen, sorunun kabulü anlamında değerli buluyoruz.

2.    SABİM konusunda ise bu misyonuyla kapatılması talebimiz gerçekleşmemiş olmakla birlikte yarattığı olumsuzlukların görülmüş olması ve hekimlere fiilen şiddet olarak yansıyan uygulama biçiminde değişikliğe gidilmesi sağlanmıştır.

3.    Meslektaşımızın çalıştığı hastaneye adının verilmesi talebi karşılık bulmuş ve hastanenin adı 25 Nisan 2012 tarihinde Gaziantep Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi olarak değiştirilmiştir.

4.    28 Nisan 2012 tarihinde SAĞLIK BAKANLIĞI PERSONELİNE KARŞI İŞLENEN SUÇLAR NEDENİYLE YAPILACAK HUKUKİ YARDIMIN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK çıkarılmıştır. Yönetmelik Sağlık Bakanlığı'nda görev yapanlara karşı sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerinden dolayı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemleri ve davaları kapsamaktadır. Başta taşerondan hizmet verenler olmak üzere tüm sağlık hizmeti sunanları kapsamamış olması gibi eksiklik ve ayrımcılığı içermekle birlikte önemli ve takip edeceğimiz bir adımı oluşturmuştur.

5.    Türk Tabipleri Birliği’nin yanı sıra sağlık alanındaki örgütlerin de katıldığını
düşündüğümüz; izlenen sağlık politikalarının sağlık alanındaki şiddeti
artırdığına dair değerlendirmelerin yapılacağı bir toplantının Sağlık Bakanı
başkanlığında en kısa sürede gerçekleştirilmesi talebimiz, TTB’nin Bakanlığı davetiyle yapılan bir toplantıyla kısmen gerçekleştirilebilmiştir.

Bu yetersiz adımları bir başlangıç olarak kabul ediyor ve takip etmeye devam ediyoruz.

Hiçbir adım atılmamış olan ve ısrarla talep edeceğimiz taleplerimiz ise şunlardır:

1.    Türk Tabipleri Birliği’nin ısrarla talep ettiği; hekimlik mesleğine ve sağlık hizmeti sunumuna doğrudan ya da dolaylı her türlü müdahaleyi ceza kapsamına alan, dolayısıyla şiddet uygulayanlara ve buna olanak sağlayanlara uygulanacak cezaları tanımlayan ve arttıran Türk Ceza Kanunu’na eklenecek maddenin geciktirilmeden yasalaştırılması.

2.    Tüm sağlık kuruluşlarının (kamu özel vd.) çalışan sağlığı ve güvenliği
yaklaşımıyla şiddet açısından risk değerlendirmelerinin yapılması için bir genelgenin derhal gönderilmesi, belirlenen önlemlerin en geç iki ay içerisinde uygulamaya geçirilmesi.

3.    Politikacıların/Bakanlık üst düzey yetkililerinin, hekimleri/sağlıkçıları hedef
gösterdiğini düşündüğümüz, değersizleştiren söylem ve üsluplarını gözden
geçireceklerinin ifade edilmesi.

4.    Başta Dr. Ersin Arslan olmak üzere görevi başında bu tür saldırıya uğrayan
meslektaşlarımızın geride kalan yakınlarının geleceklerinin güvence altına
alınmasının sorumluluğunun yerine getirilmesidir. (Bu konuda Türk Tabipleri Birliği Bakanlığı beklemeden dayanışma hesabını açmış durumdadır,

Bu taleplerimiz gerçekleştirilinceye ve ülkemizin tüm sağlık kurumlarında hekimler/sağlık çalışanları ile hastalar arasındaki güven ve saygı yeniden tesis edilinceye kadar tepkilerimizi değişik biçimlerde sürdürmeye kararlıyız.

İSTANBUL TABİP ODASI
YONETİM KURULU


Bu HABERİ Paylaş!