Yabancı Uyruklu Sağlık Emekçilerinin Çalışma Koşulları Ele Alındı

Tıp Haftası etkinlikleri çerçevesinde, 12 Mart 2018, Pazartesi günü, 18.30’da Odamız İnsan Hakları Komisyonu tarafından “Yabancı Uyruklu Sağlık Emekçilerinin Çalışma Koşulları” başlıklı bir panel düzenlendi.

İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Dr. Ahmet Kaya’nın moderasyonunu yaptığı panelin konuşmacıları, özel bir hastanede  çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalışan, Suriye uyruklu Dr. Muhammed Hallak ile  İstanbul Tıp Fakültesi’nde dermatoloji asistanı olarak görev yapan Azerbaycan uyruklu Dr. Amid Mahmudov oldu.

Dr. Ahmet Kaya toplantıyı açarken yaptığı konuşmada; sorunun iki ana bileşeninin olduğunu belirtti.  Türkiye’de 2012 yılında yapılan bir düzenlemeyle yabancı uyruklu sağlık çalışanlarına çalışma izni verildiğini ve TTB’nin bu süreçte düzenlemeden önce “nitelik” kaygısının ön planda tutulması gerektiği uyarısı yaptığını hatırlattı. Emeğin yerlisinin-yabancısının olmadığını ve sözkonusu adımın hekim işgücünü piyasa lehine, düşük ücret ve uzun süre çalıştırmak üzere düzenlemeyi amaçladığını dile getirdi. TTB olarak yabancı uyruklu meslektaşların hayatlarını idame ettirmelerinin önünde hiçbir cümle kurmanın söz konusu olamayacağının belirtildiğini söyledi. Dr. Ahmet Kaya ikinci başlık olarak, Türkiye’de halen savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan 3000 civarında Suriyeli hekimin, 5000 civarında sağlık çalışanının olduğunu belirtti ve bu gruplarla dayanışma içinde olunması gerektiğini söyledi.

Dr. Muhammed Hallak, konuşmasında Türkiye’de yeni düzenlemelerle çalışma izni alma prosedürünü, farklı hekim grupları için ayrıntılı olarak anlattı. Bu süreçteki zorlukları, denklik almada yaşanan sıkıntıları aktardığı konuşmasında, savaş nedeni ile ülkelerini terk eden Suriyeli hekimlerin yeni bir dil öğrenmede güçlük çektiklerini, prosedürlerin çok zorlayıcı olduğunu, Suriyeli hekimler için  Sağlık Bakanlığı’nın bu sorunun aşılması için belli konularda muafiyet tanıdığını belirtti. Bu sayede Sağlık Bakanlığı-Avrupa Birliği ortak projesi olarak farklı illerde açılan ve açılmakta olan 800 göçmen sağlık merkezinde  Suriyeli göçmenlere sağlık hizmeti sunulacağını ve her merkezde 1 hekim 1 hemşire istihdam edileceğini, projenin 3 yıllık olduğunu ve geçici de olsa sağlık çalışanlarına iş olanağı yaratıldığı için olumlu bir gelişme olarak görüldüğünü söyledi. Ayrıca bu proje kapsamında 42 ileri düzey-ikinci basamak sağlık merkezinin de kurulacağını ve bu merkezlerde Suriyeli uzman hekimlerin istihdam edileceğini dile getirdi. Fırat Kalkanı harekatı sürecinde, Suriye’de Birleşmiş Milletler’in finanse edeceği, Türkiye tarafından koordine edilecek 600 yataklı bir hastane kurma projesi olduğunu, bu hastanede Suriyeli hekimlerin istihdam edileceğini belirtti.

Dr. Amid Mahmudov ise konuşmasında, Azerbaycan Tıp Fakültesi mezunu olduğunu, buradan mezun hekimlerin %80’inin Türkiye’de uzmanlık yapmayı planladığını, fakat başvurularda çok büyük zorluklarla karşılaştıklarını, bu sürecin standardize edilemediğini ve bazen 1.5-2 yıl zaman kaybettiklerini dile getirdi. Asistan olarak çalışmaya başladıktan sonra da döner sermaye ödemesi veya nöbet ücreti olarak çok düşük ücretler aldıklarını, bu ücretlerin insani yaşam sürdürmeye kesinlikle yeterli olmadığını belirtti. Uzmanlık eğitimini bitirip Türkiye’de kalmak isteyenlerin önünün kapalı olduğunu, ancak özel hastanelerde sözleşmeli olarak çalışabildiklerini, muayenehane açamadıklarını söyledi.

Son olarak İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu adına söz alan Dr. İncilay Erdoğan, bu panelle yabancı uyruklu meslektaşlarımızın sorunlarını anlamak için kurulan zeminin devam ettirilmesi gerektiğini, yabancı uyruklu hekim gruplarının tabip odaları ile iletişimde olmalarının, sorunların anlaşılmasında ve çözüm önerilerinin geliştirilmesinde çok kıymetli bir rol oynayacağını söyledi.



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası