Sağlıkta şiddete karşı nöbet eylemi başladı

Sağlıkta yaşanan şiddet olaylarına karşı caydırıcı bir adım olabilmesi için TTB tarafından hazırlanan Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı’nın acilen yasalaşması talebiyle düzenlenen nöbet eylemlerinin ilki  10 Ekim 2018, Çarşamba günü 18.00-19.30 saatleri arasında gerçekleştirildi.

TTB’nin çağrısıyla ülke genelinde yapılan nöbet eylemleri için Kadıköy’de Beşiktaş İskele Meydanı’nda İstanbul Tabip Odası (İTO) nöbet çadırı kuruldu. İlk nöbet etkinliğine, 1966-1984 TTB Başkanı Dr. Erdal Atabek konuk konuşmacı olarak katıldı. Yine 2006-2010 dönemi TTB Başkanı Dr. Gençay Gürsoy ve 2010-2014 dönemi TTB Başkanı Dr. Özdemir Aktan da etkinliğe katılarak destek verdi. Nöbet eylemine onlarca hekim ve sağlık çalışanının yanı sıra TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Samet Mengüç, İTO Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı. Nöbet eylemi 18.00’da sağlıkta şiddet olaylarında kaybettiğimiz tüm meslektaşlarımız için 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı. Aramızdan kopartılan hekimlerin fotoğraflarının taşındığı, anılarına fenerlerin yakıldığı etkinlik İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Murat Ekmez’in sözleriyle devam etti. Dr. Ekmez yaptığı konuşmada şiddet yasa tasarısının tek başına sağlıkta şiddeti önlemek için çözüm olmadığını ama caydırıcı bir önlem olarak ivedilikle yasalaştırılması gerektiğini belirtti ve “Yaşatmak için çalışan bir meslek grubunun bu denli şiddete maruz bırakılmasına artık tahammülümüz kalmadı” dedi.

Ardından ilk nöbetin konuğu Dr. Erdal Atabek yaptığı konuşmada şunları söyledi:  “Bugün şu fenerlerin ışığında fotoğraflarını gördüğünüz, hayatını şiddet sonucu kaybetmiş meslektaşlarımız bu toplumun utancıdır. Bu toplumda hiçbir değerin artık öneminin kalmadığının ifadesidir. Toplum sağlığı için çalışan meslek insanlarının şiddete maruz kalması, bir toplumun bütün ahlaki değerlerinin inkar edilmesidir. Hekimlik bugünün mesleği değil, insanlık tarihinin başlangıcından itibaren devam eden bir meslektir. Sadece hekimler değil, hemşireler, sağlık çalışanları bin yıllardır hizmet veriyor, vermeye devam edecek. Bu hizmeti verenleri korumak devletin yönetenlerin birincil görevidir, sağlıkta şiddet yasasını çıkartmak bu görevlerden sadece birisidir. Eğer bu görevi yerine getirmezlerse biz kendimizi korumak zorunda kalırız. Eğer biz kendimizi korumak zorunda bırakılırsak başka türlü sorunlar yaratır. Hekimlerin, sağlık çalışanlarının hizmetleri sebebiyle şiddete maruz kalması bir utançtır, bir yönetim zafiyetidir. Ben Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bu toplumu yöneten kim varsa hepsini göreve davet ediyorum. Biz toplumun sağlığını korumak için mücadele ediyoruz. Toplumun sağlığı bizim güvenle hizmet verebilmemize bağlıdır.”

Dr. Gençay Gürsoy ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin başlangıcını çok eskilere dayandırmak mümkün. Fakat 2002’li yıllarda uygulamaya başlanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla, yani sağlık alanının özelleştirilmesiyle birlikte şiddet olayları artış gösterdi. Bu tesadüfi bir durum değildir. Sağlığın alınıp satılabilen bir meta haline getirildiği bu dönemde, bazı hasta yakınları alacağı hizmetin karşılığını ödediğini düşünerek hareket eder oldu. Yine bu dönemde sağlık konusunda yaratılan efsaneler; yani tedavi konusundaki güçlüklerin imkanı olan herkes tarafından aşılabileceği konusunda yaratılan efsaneler, sağlıkta şiddetin artmasına sebep olan gerekçelerden biridir. Dolayısıyla biz bu sorunun çözümünün sadece yasalar çıkartılarak olabileceğini düşünmüyoruz, sağlığın metalaştırılmasının etkilerini dikkate alarak bu yoldan dönmek ve sağlık alanının kamusallaştırılması lazım.”

Etkinlik sağlık çalışanlarının konuşmalarıyla forum şeklinde devam etti. Hazırlanan el ilanları dağıtılarak vatandaşlar sağlıkta şiddete karşı duyarlı olmaya çağrıldı.

1. gün



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası