Dt. Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü Dr. Selçuk Mızraklı’ya Verildi


  • Mayıs 23, 2020
  • 596

Dt. Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü Dr. Selçuk Mızraklı’ya Verildi

23 Mayıs 1980 günü Mecidiyeköy'deki evinde barış ve demokrasi düşmanlarınca katledilen, dönemin TTB Merkez Konseyi Üyesi Dişhekimi Sevinç Özgüner ölümünün 40. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıldı. Sevinç Özgüner’in anısını yaşatmak, insan hakları, barış ve demokrasi alanında çalışma yapanları onurlandırmak ve bu alanlarda yapılacak yeni çalışmaları teşvik etmek amacıyla İstanbul Tabip Odası’nca (İTO) her yıl düzenlenen “Dişhekimi Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödül ve Anma Töreni” pandemi sebebiyle fiziken bir araya gelişler mümkün olamadığı için bu yıl online olarak gerçekleştirildi.

İTO, İstanbul Dişhekimleri Odası, DİSK, KESK, TMMOB, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) temsilcilerinden oluşan ödül jürisi bu yılın ödülünün, 31 Mart yerel seçimlerinde, % 63 oy oranıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na seçilen ancak sonrasında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınıp 22 Ekim 2020’de tutuklanan ve halen tutuklu bulunan, eski Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı’ya verilmesine karar verdi.

22 Mayıs 2020, Cuma akşamı İTO youtube kanalından canlı yayınlanan törenin sunumunu İnsan Hakları Komisyonu’ndan Dr. Feray Kaya yaptı. Ödül ve anma törenine jüride yer alan kurumlardan, Sevinç Özgüner’in ailesi ve arkadaşlarından, meslektaşlarından isimler bağlanarak duygu ve düşüncelerini aktardılar.

Açılış konuşmasını yapan Dr. Feray Kaya şunları söyledi: “Pandemi nedeniyle fiziken bir arada olamasak da Sevinç Özgüner’in adını verdiğimiz bu salonda sizlerle buluşmanın ve Sevinç Abla’nın değerlerine sahip çıkmanın onurunu yaşıyoruz. Bugüne dek barış ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz tüm insanları Sevinç Özgüner şahsında saygıyla ve sevgiyle anıyoruz.”

Ardından İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Murat Ekmez bir konuşma yaptı ve şunları söyledi: “Bugün Sevinç Özgüner’in katledilmesinin 40. Yıldönümü. Sevinç Özgüner’in aramızdan ayrılışı o dönemde büyük bir yıkıma yol açmıştı. Faşist çeteler Sevinç Özgüner’i boşuna hedef almadılar, onun toplumcu hekimlik çizgisini, demokratik tutumunu, mücadeleci yanını hedef aldılar. Bugün de bir başka faşist dönemden geçiyoruz. Toplum için mücadele edenlerin, insan hakları aktivistlerinin cezaevlerine atıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Sevinç Özgüner iyi ki var olmuş, onun dokunduğu birçok insanla tanışma, çalışma onuruna eriştim. Sevinç Özgüner’e layık olmaya çalışıyoruz. Jürimiz bu yılki ödülü Dr. Selçuk Mızraklı’ya vermeyi kararlaştırdı, jüriye bu kararlarından ötürü teşekkür ediyoruz. Selçuk Mızraklı bu dönem toplumcu hekimlik çizgisini temsil eden önemli bir isim. Önce tabip odası başkanlığı yapmış, toplum için bir örgütlenme ve mücadele yürüten bir kişilik. Onun bu ödülü alıyor olmasından çok mutluyuz. Umarız Selçuk Mızraklı özgürlüğüne kavuşur ve bu ödülü kendisine bire bir verme imkanına sahip oluruz.”

İkinci açılış konuşmasını ise İstanbul Dişhekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Turhan Atalay gönderdiği video mesajla yaptı. Dr. Atalay yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Dişhekimi Sevinç Özgüner çok genç yaşından itibaren insan hakları ve demokrasi mücadelesine katıldı. Üniversite yıllarında çeşitli derneklere üye oldu, üniversitelerin paralı olmasına karşı mücadele etti, Kore’ye asker gönderilmesine karşı kampanyalarda yer aldı, o dönemde defalarca gözaltına alındı, daha 23 yaşındayken tutuklandı, 3 yıl hapis yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra da mücadelesi hep devam etti. 1980 yılında Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeliği görevine seçildi. O dönemde ülkedeki faşist tırmanış devam ediyordu, böyle bir dönemde 23 Mayıs 1980 yılında hain, menfur bir cinayetle katledildi. Ancak asla unutulmadı, unutulmayacak. İnsan haklarının çiğnendiği, demokrasinin olmadığı bu dönemde, bu yılki ödülün, seçimle göreve gelmiş, ancak önce yerine kayyum atanmış ardından tutuklanarak özgürlüğünden mahrum edilmiş Dr. Selçuk Mızraklı’ya verilmesinden son derece mutluyuz.”

TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da törene katılarak yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Sevinç Özgüner de Selçuk Mızraklı da bizlere toplum yararına hekimlik yapmanın önemini anlatan ve mücadeleleriyle hepimize bunu yansıtan iki insan. O yüzden Sevinç Abla adına düzenlenen bu ödülün Selçuk Mızraklı’ya verilmesi son derece önemli (…) Sevgili Selçuk’a belki bu sesimiz ulaşmayacak bugün ama biliyorum ki o, içeride de olsa birlikte mücadele ettiğimizi biliyor. Bu mücadeleyi biz başından beri birlikte sürdürdük. Bugün birçok meslektaşlarımız, gazeteciler, avukatlar, aydınlar yalancı tanıklıklarla cezaevindeler. Ayrıca pandemi koşullarının yarattığı risk altındalar. Sevinç Abla’nın önümüzde açtığı iyi hekimlik değerleriyle bir kez daha sesleniyoruz: cezaevlerinde salgın sebebiyle ölümler olmasın (…) İnsan hakları mücadelesi, iyi hekimlik değerlerinden yana olan mücadele hiç solmasın, hep beraber bu mücadeleyi sürdürelim, ta ki insan haklarının tanındığı, iyi hekimlik değerlerinin temel değerimiz olduğu güne kadar.”

Dt. Sevinç Özgüner’in hayatını anlatan sunumu da yine Dr. Feray Kaya gerçekleştirdi.

Törene Sevinç Özgüner’in kızı Işıl Özgüner de gönderdiği video mesajla katıldı ve şunları söyledi: “Öyle sevgi dolu görünürdü ki bana, birilerinin ona zarar verebileceğini asla aklıma getiremezdim. Katilleriyle bir kere karşılaşmış, onlarla konuşmuş olsaydı onlar da yapmayı planladıkları şeyden utanırlardı diye düşünürdüm, öyle sanırdım. Bugün ise hiç öyle düşünmüyorum. İçinden geçtiğimiz bu akıl almaz günlerde, şahit olduğumuz bunca kötülük olabiliyormuş meğer, üstelik hepimizin gözleri önünde. Şimdi ise tutunabileceğim tek şey bugünlerin sona ereceği düşüncesi. Demokratik, adil, insanların korkmadan, huzur ve barış içinde yaşayacağı bir düzen hayal ediyorum. İTO’nun her yıl verdiği ödülün bu yıl Dr. Selçuk Mızraklı’ya verilmesi son derece önemli bizim için. Selçuk Mızraklı’nın ve diğer tüm siyasi tutsakların bir an evvel özgürlüklerine kavuşmasını diliyorum. Silahların sustuğu, insanların özgürce konuşabileceği günlerin yakın olduğuna inanmak istiyorum.”

Törene Sevinç Özgüner’in arkadaşlarından, HDP eski milletvekili Akın Birdal, eski TTB Başkanlarından Prof. Dr. Gençay Gürsoy’un video mesajları ile arkadaşları ve yakınlarının yazılı mesajları da paylaşıldı.

Ardından bu yılki ödülün Dr. Selçuk Mızraklı’ya veriliş gerekçesinin anlatıldığı sunum gerçekleştirildi. Ödülün veriliş gerekçesi “Dr. Selçuk Mızraklı’nın, tüm yaşamını iyi hekimlik değerlerine, halkın sağlık hakkına, toplumun iyilik haline adayan, barış, eşitlik ve demokrasinin egemen olduğu bir toplumsal yaşam için mücadele veren bir meslektaşımız. Bu tutuklama; seçmen iradesine, seçme-seçilme hakkına ve demokrasiye dönük bir müdahale ve gözdağıdır. Anti-demokratik girişimlere karşı barışın, demokrasinin sesini güçlendirmek için; Sevinç Özgüner İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü’nü; Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı, Eski Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı’ya vermekten onur duyuyoruz” sözleriyle açıklandı.

Sunumda Dr. Mızraklı’nın şu sözlerine de yer verildi: “Hekimlik yaparken biyolojik yapıda oluşan sorunları gidermek için veya halk sağlığı açısından baktığımız zaman insan ve toplum sağlığına etkilerine ilişkin birçok çalışmaya dahil oldum. İnsanın biyolojik, ruhsal, sosyal iyilik halinin yanı sıra siyasal iyilik halini de ekledik. Çünkü siyasal ve sosyal iyilik hali aslında barış atmosferidir. Yani biz insanlar barış atmosferinde daha çok insan olduğumuzun farkına varırız. Barışın olmadığı savaş koşullarında insan olmanın meziyetlerini yitirmeye başlarız. Elele vermeyi unuturuz, içimizi hırs ve rekabet kaplar. Kutuplaşmaya başlarız. Barış atmosferinde sevgi, insana hürmet, fedakarlık, vicdan gibi meziyetlerin ortaya çıkması, beraberinde de estetik, sanatsal yapının güçlenmesini getirir. Değiştirebiliriz, dönüştürebiliriz.”

Dr. Selçuk Mızraklı, avukatı Muhsin Bal aracılığıyla gönderdiği mesajda ödülün kendisine verilmesinden büyük onur ve mutluluk duyduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “İyiden, doğrudan ve güzelden yana olan herkesin yaşamında o mücadeleyi verirken bir zorluk dönemi var. Bütün zorluklar özellikle bir toplumun bir araya gelmesi için bir mayaya dönüşmeli, korkuyu, endişeyi değil, umudu, cesareti beslemeli. Ülkeyi ciddi bir kaosa sürükleyen, gerici bir anlayışa teslim olmamak gerekiyor. Daha iyi bir yarın için herkesin yapabileceği şeyler vardır. Elimizdeki imkanları değerlendirip umudu ve mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor. Eksik bıraktıklarımız yarın karşımıza büyük bedeller olarak çıkacaktır. Bu nedenle yan yana durmanın, bir arada olmanın, en geniş kesimleri onurlu, demokratik, adil yarınlar için biraraya getirmenin çabası içinde olmamız gerekiyor. Hekimlerin sadece coronavirüs sürecinde değil, Türkiye’nin temel meselelerinde, her zaman Hipokrat yeminindeki temel değerlerden hareket ederek, insana, topluma, bir bütün olarak iyilik vermeyi hedefleyen o büyük ülküleri daima yol gösterici olmuştur. Bu dönemde de yol gösterici oluyor. Demokratik itirazın ana merkezlerinden biri haline geliyor. Toplumun yüreğine ve vicdanına yaslanan güçlü ve onurlu bir hekim hareketi var. Hekim hareketi hayatın diğer alanlarındaki örgüt ve kurumlarla bir araya gelmeli, demokratik itirazı yükseltmek için anlamlı ve etkili çabalar göstermelidir. Hepimizin yolu açık olsun. Teslimiyet yok, direniş var.”

Dr. Selçuk Mızraklı’ya ödülünü özgürlüğüne kavuştuğu gün kendisine bizzat vermek dileğiyle tören sona erdi.


Bu HABERİ Paylaş!