Halk Mağdur, Aile Hekimleri Çaresiz


  • Aralık 04, 2020
  • 4513

‘Bulaşı Artıran Koşullar Düzeltilmeden, Ne Filyasyon Ekiplerinin, Ne ASM Ekiplerinin, Ne Hastane Ekiplerinin Ne de Yoğun Bakım Ekiplerinin Çabaları Salgını Söndürmeye Yetmez.’

Aile Hekimleri Komisyonu, ağırlıklı olarak pandemi sürecini değerlendirmek amacıyla 19 ve 23 Kasım 2020 tarihlerinde internet ortamında iki kez toplanarak gündemlerini değerlendirmiş, ekte sunulan raporu hazırlamıştır.

Komisyon eş başkanlarımız Dr. Hakan Hekimoğlu ve Uzm. Dr. Bilge Atlas Kaplan’ın yönettiği toplantılara, komisyon üyeleri ile yönetim kurulu üyemiz Dr. Recep Koç katılmış, 19 Kasım 2020 tarihli ilk toplantıya Oda başkanımız Prof. Dr. Pınar Saip de katılarak önemli katkılar sunmuştur.

Toplantıda, Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolumuzun, Aile Hekimliğinde Pandemi Anketi Kasım 2020 sonuç raporu değerlendirilmiş, anket sonuçlarına göre İstanbul’da Covid-19 vaka sayılarının geçen aya göre 3 kattan daha fazla arttığı, aile hekimlerinin ortalama vaka sayısının 31.12, toplamda ise 87,9’a çıktığı, böylece son üç ayın en yüksek sayılarına ulaşıldığı aktarılmıştır. Ayrıca, artan vaka sayıları ile salgın yönetiminde yaşanan sorunlar aile hekimlerini tükenme noktasına getirdiği verisi paylaşılmıştır.

Olası İstanbul depremine karşı, Sağlık Bakanlığı tarafından Aile Sağlığı Merkezi (ASM) binalarının incelenerek, yeterli ve uygun düzeyde güvenlikli hale getirilmesi, depreme hazırlık yapılması gündemi görüşülmüş, bu konuda komisyon tarafından hazırlanan görüş, öneri ve taleplerin İstanbul il sağlık müdürlüğüne yazılı bir şekilde iletildiği hatırlatılarak, bundan sonraki süreçte yapılacaklar görüşülmüştür.

Aile hekimleri sözleşme taleplerinin güncellenmesi için yapılan hazırlıkların 30 Kasım 2020 tarihinde TTB Aile Hekimliği Kolu çağrısıyla tabip odaları aile hekimi komisyonlarıyla görüşülerek belirleneceği daha sonra kamuoyuna açıklanacağı bilgisi paylaşılmıştır.

 

İSTANBUL TABİP ODASI
AİLE HEKİMLERİ KOMİSYONU

İSTANBUL’DA PANDEMİ SÜRECİNDE BİRİNCİ BASAMAK AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNDE DURUM RAPORU
‘BULAŞI ARTIRAN KOŞULLAR DÜZELTİLMEDEN, NE FİLYASYON EKİPLERİNİN, NE ASM EKİPLERİNİN, NE HASTANE EKİPLERİNİN, NE DE YOĞUN BAKIM EKİPLERİNİN ÇABALARI SALGINI SÖNDÜRMEYE YETMEZ’

ASM’LER PANDEMİ YOKMUŞ GİBİ ÇALIŞTIRILIYOR
İstanbul’da görev yapan aile hekimleri her gün kendilerine kayıtlı ortalama 80-90 kadar Covid-19 PCR (+) vaka ve temaslı hastalarını izleyip, sorularını yanıtlamaya, sorunlarına çare bulmaya çalışmakta, ancak çoğu kez çare bulamamanın üzüntüsünü yaşamaktadır.
Hastalar, her türlü sağlık sorunları için randevu bulamadıkları ya da hastanelere gitmek yerine bulaş bakımından nispeten daha güvenli buldukları Aile Sağlığı Merkezi(ASM) ne gelmekte, ya da değişik iletişim kanallarını kullanarak aile hekimlerine ulaşmaya çalışmaktadırlar. ASM’lere gelen hastalar, bir yandan muayene, tanı, tedavi, rapor, izlem, danışmanlık hizmeti alırken, öte yandan bebek, çocuk ve gebelere izlem ve aşılar, erişkinlere zatüree, tetanoz, hepatit ve influenza aşıları uygulanmaktadır. Kronik hastaların, izlem, tetkik ve tedavi süreci ile kronik hasta yönetimi hizmetleri sürdürülmektedir. Bu hizmetlerin bir kısmı telefon ve diğer iletişim kanalları ile ayrıca verilmektedir.
Sağlık Bakanlığı, pandemiyle birlikte Mart ayı sonlarda artan vaka ve temaslı sayıları nedeniyle ASM lerde yapılan ertelenebilen işlemler ve acil olmayan sağlık sorunları için mevcut rutin hizmetleri ve işlemleri durdurmuş, ASM sağlık çalışanları salgına karşı daha rahat hizmet vermeye başlamıştı. Maalesef vaka ve temaslı sayıları ilk döneme göre nerdeyse üç katına çıktığı bu günlerde, sürücü, işe giriş, sporcu, tüfek raporu gibi ertelenebilen işlemler ile diyetisyenlerin yönlendirdiği laboratuvar istekleri gibi acil olmayan kışkırtılmış talebe dayalı ertelenebilecek istekler hiç eksilmeden devam etmektedir. Bu durum, sağlık çalışanlarının bu dönemde yoğunlaşmaları gereken pandemiye karşı etkin mücadelenin zayıflamasına, ertelenemez sağlık hizmetlerinin aksamasına, bulaşın artmasına neden olmaktadır.
 Hasta ve hasta yakınları ile karşı karşıya kalan aile hekimleri pandemi yönetiminde kendi omuzlarında büyük bir yük hissetmekte ve idarenin başarısızlıklarının hekimlere ve sağlık çalışanlarına yükleneceği kaygısını taşımakta, kendilerini yalnız ve tükenmiş hissetmektedirler.

NE BASAMAKLAR ARASINDA, NE DE BİRİNCİ BASAMAĞIN KENDİ İÇİNDE BİR İLİŞKİ YOK
Birinci basamak sağlık hizmeti veren birimler arasında bir ilişki olmadığı gibi yeterli bir organizasyon ve koordinasyonda yoktur. ASM ve hastaneler arasında da bir bağlantı olmayıp, salgın yönetimi kopukluğu söz konusudur. Bu durum sağlık hizmetlerini olumsuz etkilemekte, salgına karşı yürütülen mücadeleyi zayıflatmaktadır.
Filyasyon ekipleri, yoğun iş yükü, yetersiz eğitim ve motivasyon kaybıyla, kaynakla ilgili iz sürüp yakın temaslı olanları tespit edip izole etmekte, bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti sunmakta zorlanmaktadır. Bu durum karşısında soru ve sıkıntılarına çare bulamayan hasta ve temaslılar ASM’leri arayarak yardım istemekte, diğer sağlık birimleriyle hiçbir ilişkisi olmayan aile hekimleri kendilerine kayıtlı hastalarına yardım etmede çaresiz kalmaktadırlar.
Filyasyon ekipleri, yoğun iş yükleri nedeniyle hastalara ulaşmakta gecikmekte, bu da temaslı takibi ve ilaca başlanmasında süre kaybına neden olmaktadır. Artan yoğunluk ve eksik uygulamalar nedeniyle filyasyon çalışmalarının hasta ve temaslı takibinde amacına yeterli düzeyde ulaşamadığını düşünmekteyiz.
Hastaların, pandemi sürecinde ertelenemez sağlık ihtiyaçları için nispeten güvenle geldikleri ASM’lerinde, salgın yönetiminin zaaf ve eksikliklerinden dolayı yeterli düzeyde hizmet verilememektedir.

HASTALAR MAĞDUR OLUYOR, SİSTEM BULAŞI KENDİ ELİYLE ÇOĞALTIYOR
PCR testi pozitif çıkan ve tedavi verilen hastaya hangi kurumun, kim tarafından neye göre ve nasıl rapor vereceği sorunu çözülmediği, konu ile ilgili bir yönergenin olmamasından hastalarımız mağdur olmaktadır. İstirahati biten hastalarımızın geçmiş güne ait rapor istemleri sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Pandemide gelinen aşamada İstanbul’da PCR + vaka ve temaslı sayıların her geçen gün artması, günlük özellikli izlem aramalarında zorluk çekilmesine neden olmaktadır. Her gün çeşitli platformlarla uyarılar yapılmasına rağmen vaka ve temaslıların istirahat raporlarının hastanelerde verilmediği, filyasyon ekipleri tarafından da ASM’ lere yönlendirildiği bilinmektedir. Çalışan Covid-19 hasta ve taşıyıcıların istirahat raporu ve tedavi süreci için ASM lere gelip hem kendilerini hem de çevresini riske atmak zorunda kaldıklarını ısrarla iletmek istiyoruz. Bu raporların çalışanlara, İlçe Sağlık Müdürlükleri, filiasyon ekipleri ya da hastaneler tarafından veya mevzuat değişikliği ile sistem üzerinden aile hekimleri tarafından verilmesinin sorunu çözebileceğini düşünüyoruz.

SUÇİÇEĞİ AŞISI YOK, RİSK GRUBU İÇİN ZATÜREE AŞISI YOK, GRİP AŞISI KISITLAMASI SÜRÜYOR…
Toplumda zatürre aşısı olarak bilinen pnömokok aşıları, erişkin risk gruplarına da yapılmaya başlanmış, toplumda ciddi bir beklenti oluşturulmuştur. Ancak bir aya yakın süredir yetersiz aşı ikmalinden dolayı, erişkinlere Kpa aşısı yapamamaktayız.
Mevsimsel grip aşısının yeterli dozda temin edilmemesi ve dağıtılamadığı için sağlık çalışanları dâhil birçok risk grubunda olan hastalarımıza hala influenza aşısı yapamadığımızı, bu durumda hastalarımızın haklı serzenişini göğüslemek zorunda kaldığımızı, hastalarımızı koruyamamanın bilincinde olduğumuzun bilinmesini isteriz.
1 yaş bebeklerimize yaptığımız suçiçeği aşısı da 2 aydır dağıtılmadığı için, bu dönemde ASM’lerine aşı için getirilen bebeklerimiz geri çevrilmekte, süresiz aşı ertelemesi yapılmaktadır.

HASTALAR EVLERDE KENDİ BAŞLARINA KAN SULANDIRICI İĞNESİ YAPIYOR.
Ev ortamında tedavisi süren Covid-19 vakalarına önerilen antikoagülan enjeksiyonu hastalar tarafından yapılamadığı için, ASM lere gelmek zorunda kaldıkları, bu durumun hem hastanın tedavi sürecini aksattığı hem de bulaş ortamı oluşturduğunu biliyoruz. ASM lerine gelemeyen ve bu enjeksiyonları kendi başlarına yapmak zorunda kalan hastalara, sosyal medyadaki videolar yardımıyla ve telefon ile uzaktan eğitim vermek zorunda kalınmıştır.

HASTALAR TEDAVİDE VERİLEN İLAÇLARI KULLANMAK İSTEMİYOR YA DA HİÇ KULLANMIYOR
Covid-19 vakalarının birçoğu evde tedavi görürken Sağlık Bakanlığı tedavi rehberi doğrultusunda kendilerine verilen ilaçların kullanılmasıyla ilgili birçok sorun yaşadıklarını, basında çıkan bilgiler ve otoriteye olan güvensizlik nedeniyle kısmen kullandıkları bazılarının hiç kullanmadığını biliyoruz. Hastalar ile sağlık çalışanlarına yönelik tedavi süreci ile ilgili yeterli ve güncel bilgilendirmelerin yapılmasının, broşür dağıtılmasının oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz.

MİDE KANAMASI GEÇİREN HASTA BİLE HASTANELERE GİTMEKTEN KORKUYOR
Son aylarda salgının artışı ile mide kanaması, kalp krizi, nörolojik ve psikiyatrik şikayeti ve kontrol dışına çıkan şeker, tansiyon gibi birçok acil sağlık ihtiyacı olan hastaların tanı ve tedavileri için hastanelere gitmekten kaçındıklarını öğreniyoruz. Bazı hastaların hastane sisteminden günlerce randevu alamadıklarıda bir gerçek.. Bu durumda olan hastaların yaşamlarının tehlikede olduğunu ya da kalıcı sağlık sorunu yaşadıklarını gözlemlemekteyiz.

TEMASLI VE RİSK ALTINDA OLANLAR DÂHİL TEST YAPMADA YAŞANAN ZORLUKLAR SÜRÜYOR
Pandemi sürecinde şüphelendiğimiz hastalar ve temaslılar ile sağlık çalışanlarımıza PCR testi yapılması taleplerimizin geri çevrildiğini, hastalarımıza filyasyon amacıyla gelen ekiplerin semptomu olan temaslı kişilere bile test yapmaktan kaçındıklarını görüyoruz, tanık oluyoruz. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, pandemi rehberi doğrultusunda sağlık çalışanlarına telkinleriyle, böyle sorunların devam ettiğini biliyoruz. Bu durumun bulaş zincirinin kırılmasına engel olduğunu düşünüyoruz. Rehberdeki bu tür olumsuz görüş ve ifadelerin kaldırılmasını talep ediyoruz.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA GRİP AŞISI YAPILMIYOR
Pandemi sürecin de şimdiye kadar yaklaşık 170 sağlık çalışanı Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Binlerce sağlık çalışanı PCR + hasta olduğu için tedavi olmaktadır. Sağlık çalışanları, ağır ve riskli iş koşullarında sağlık hizmeti vermeye çalışan sağlık çalışanlarına yapılan tüm çağrılara rağmen mevsimsel grip aşısı yapılmamıştır. Kendi sağlık çalışanını risk grubu içinde kabul edip aşılamasını zamanında yapmayan Sağlık Bakanlığını bir kez daha uyarıyoruz. Aşıları biran önce, grip salgını çıkmadan ASM’lere dağıtın.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI SALGIN SÜRECİYLE İLGİLİ YETERİNCE BİLGİLENDİRİLMİYOR, KOŞULLARI DÜZELTİLMİYOR
ASM’lerine Covid19 hastalarının ilk tanı veya başka nedenler ile gelebileceği düşünülerek sağlık ekibini ve diğer hastaları korumaya yönelik önemlerin alınması, koşulların uygun haline getirilmesi (uygun mekân, dezenfeksiyon, KKE vb) zorunludur. Bu hastaların geri çevrilmemesi hasta hakları açısından değerlendirilmelidir. ASM binalarının birçoğunun uygun sağlık hizmeti verecek yerler olmadığı ortadadır. Fiziki alt yapı ve çevre koşullarının yetersiz, garajdan bozma ya da apartman dairelerinde, bodrum katlarda, uygunsuz merdiven veya asansörlerle çıkılan güvenliksiz binalarda hizmet vermenin zorluğu bilinmelidir. Fiziki yapılarının ve çevrelerinin farklı olması nedeniyle ASM’ler arasında triaj, girişte muayene, randevu gibi değişik uygulamaların görülmesi doğaldır. Hastaları bilgilendirmek (web duyurusu, telefon, afiş, mesaj vb) ve kurulacak iletişim mekanizmaları önemlidir.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA PANDEMİ İLE İLGİLİ HİZMETİÇİ EĞİTİMLER YAPILMIYOR
Salgın süreciyle ilgili yapılan güncel yayınlar, yeni bilgi ve deneyimler aile hekimlerine iletilmediği, eğitimlerin verilmediği, buna karşılık hekimlerin oldukça önemli hale gelen yeni ve güncel bilgi ve deneyimleri kendi olanaklarıyla, çabalarıyla sağladıklarının bilinmesini istiyoruz.

HASTALAR EVLERİNDE AĞIRLAŞINCA 112 SİSTEMİNE ULAŞAMIYOR, EVDE MAĞDUR EDİLİYOR
Evde tedavi altındaki hastaların durumlarının ağırlaşması halinde 112 Acil Sağlık Hizmetlerine 184 SABİM ve ilçe sağlık müdürlüklerine ulaşılamadığı, bu yüzden mağduriyetlerin yaşanıldığı bilinmektedir. Konu ile ilgili aile hekimlerinin yetki ve sorumluluğu olmadığından, devreye girseler bile sonuç alınamamaktadır. Semptomu olan hastaların hastanelere gitmek için 112 birimlerine ulaşamadıkları ya da uzun süre beklemek istemediklerinden yüksek paralar karşılığında özel hastane ambulanslarından hizmet aldıklarını da biliyoruz.

İŞVERENLER ÇALIŞAN HASTALARDAN TEMİZ RAPORU İSTEYEREK ÇALIŞANLARI ZOR DURUMDA BIRAKMAKTADIR
Covid-19 geçiren çalışanların işe dönüşlerinde PCR tekrarı ve işe başlama raporu istenmesi hastaları ve aile hekimlerini zor duruma düşürmektedir. Oysa bu konular Covid-19 rehberinde tanımlanmıştır. İşyeri sahibi ve hekimleri rehbere uymalılar. Çalışanların işyeri sahipleri tarafından dayatılan bu talepler karşısında mağduriyetleri giderilmelidir.

BULAŞI ARTIRAN KOŞULLAR DÜZELTİLMEDEN, NE FİLYASYON EKİPLERİNİN, NE ASM EKİPLERİNİN, NE HASTANE EKİPLERİNİN, NE DE YOĞUN BAKIM EKİPLERİNİN ÇABALARI SALGINI SÖNDÜREMEZ
Salgın yönetimindeki yönetememe sorunlarına rağmen, salgınla mücadelede birinci basamak ve diğer tüm sağlık çalışanları elinden gelen gayreti gösterdikleri açıktır. Ancak sadece birinci basamağın ve diğer sağlık birimlerinin salgına karşı yürüttüğü çabalarla salgın son bulmayacaktır. Bulaşın kırılmasına yönelik sıkı önlemlerin alınması şarttır.
Başta ücretlilere ve yaşamak için çalışmak zorunda kalan insanlara evde kal çağrıları yapmak için temel ihtiyaçlarını karşılamak, bulaşı kırmak içinde kapanma dahil, etkili tedbirler alınması gerektiğini düşünüyoruz. Yoksa salgına karşı mücadelede sadece halkın kişisel tedbirler alması ve sağlık çalışanlarının çaba sarf etmesi yetmez. Bu nedenle sıkı önlemlerin alınması durumunda kısa süreli de olsa çalışanların günlük kazanç ve işten atılma kaygılarını gidermeye yönelik adımlar ayrıca atılmalıdır.

ÖNERİLER VE ACİL TALEPLER
Pandemi sürecinde acil olmayan ehliyet, işe giriş, av tüfeği, sporcu raporu vb . istekler ile kışkırtılmış tetkik talepleri ertelenmelidir.

  • Acil olmayan, ertelenebilir kronik sağlık sorunları için özen gösterip ASM lere gelmeyerek, pandemiyle mücadele ve koruyucu hekimlik hizmetlerinin ağırlıklı sürdürülmesine yardımcı olunmalıdır.
  • Aile Hekimleri Covid19 hastasını, bulaş, takip, tedavi sürecini yeterli düzeyde yapabilmesi için gerekli tüm bilgilere ulaşma olanağına kavuşmalıdır.
  • Gebe, bebek takipleri aşı hizmetleri yeterli ve etkili düzeyde sürdürülmesi için olanaklar artırılmalıdır, aşı lojistiği düzenli yapılmalıdır.
  • Yaklaşık iki aydır çocuklarımıza yapamadığımız suçiçeği aşısı acilen temin edilmelidir.
  • Riskli ve yaşlı gruplar için önerilen Kpa (zatürre) aşısının yeterli miktarda dağıtımı yapılmalıdır.
  • Güncellenen bilgiler, değişen protokoller, rehberler Aile Hekimleri ile doğrudan paylaşılmalıdır.
  • Yakınması ya da temaslı olan kişilere test için yönlendirildikleri hastanelerde hemen rapor verilebilmeli ya da sistem entegrasyonu sağlanarak başvuru ile birlikte otomatik e-nabız raporu oluşturulabilmelidir. Temaslı kişilerin tespitleri tam olarak yapılmalıdır.
  • Hasta ve hasta yakınlarına yönelik web siteleri ya da sosyal mecralarda bilgilendirici net mesajlar, broşürler, kamu spotları hazırlanmalıdır.
  • Hastaların birden fazla ekip tarafından aranması (ASM, filyasyon, hastane vb) güvenin azalmasına neden olmaktadır. Süreç tek elden yürütülmelidir. Sağlık çalışanlarına influenza aşısı biran önce yapılmalıdır.
  • ASM hizmet binalarının pandemi koşullarında ne kadar kullanışsız ve elverişsiz olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. ASM binaları kamu olanaklarıyla yapılarak, ya da onarılarak uygun sağlık hizmeti verilecek yerlere dönüştürülmelidir. ASM binalarının depreme karşı güvenlikli hale getirilmesi dahil iyileştirilmesi için Sağlık Bakanlığı acilen harekete geçmelidir.
  • Covid-19 aşısı uygulanmaya başlandığında birinci basamak unutulmamalıdır.
  • Covid-19 meslek hastalığı sayılmalıdır.
  • Özellikli izlemlere ait ek ödemelerin hesaplanmasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.
  • Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin her kesimi kapsaması ve basamaklar arası zincirin kurulmasıyla sunulmasının önemli olduğu bilinmelidir. Koordinasyon sağlanarak pandemiye karşı yürütülen mücadele kolektif yürütülmelidir.
  • Salgına karşı yürütülen mücadelenin, yerel otoriteler, toplumu temsil eden demokratik kitle örgütleri, meslek odaları, sendika ve derneklerle ilişki geliştirilerek, ortaklaşa yürütülmesi önemlidir.
  • Salgınla sadece sağlık hizmetiyle baş etmenin mümkün olmadığını, sağlık hizmet kapasitesini, yeterliliğini artırmakla salgının yayılması ve zararlarını azaltmak mümkün olsa da, bulaşın kırılması için hayati ve temel ihtiyaçlar dışında tüm üretimin ve dolaşımın en az bir ay durdurulması, halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması kaçınılmazdır diye düşünüyoruz, bu konuda ısrarcı olduğumuzu hatırlatmak isteriz.


Bu HABERİ Paylaş!