Yayın Kurulundan


  • Hekim Sözü Ocak-Şubat 2021
  • 243

PDF formatında okumak için tıklayınız.

Pandemiyle geçen bir yılı geride bırakırken Covid-19 için aşıların geliştirilmiş olması ve aşılama çalışmalarının başlaması, salgının kontrolüne yönelik umudumuzu güçlendirdi. Bir yıldır beklenen aşıya ilişkin, bazı sağlık çalışanlarının bile yanlış ya da eksik bilgiyle davrandığını ne yazık ki gördük. Dergimizi yayınladığımız gün, toplam ölüm sayısının iki buçuk milyon insanı geçeceğini biliyor olmamıza rağmen aşıya yönelik bu tereddütler neden? Yetmiş beş yıl önce Veba kitabında “Dünyadaki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve aydınlatılmamışsa iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir” diyen Camus, ne kadar da haklı. İyi niyeti aydınlatmak, doğru bilgiyi sunmak adına dosya konumuzu Aşı seçtik. Çünkü Aşı candır!


Dosyamızda Selim Badur’la aşı çalışmalarını, Vedat Bulut’la Türkiye’de aşının tarihçesini, Zeynep Varol’la aşının halk sağlığını çok ilgilendiren politik bir konu olduğunu okuyabilirsiniz. Ek olarak aşı kararsızlığı nedenlerini inceleyen bir makale, pandeminin finansmanı ve aşıya dair klinik çalışmalar da dosyamız içersinde. Aklınıza takılan soruların büyük kısmını dosyamızla yanıtlayacağımızı ümit ediyoruz.


Etik sayfamızda son günlerin dikkat çeken konusu Teletıp’a yönelik TTB Etik Kurul görüşüne yer verdik. Hukuk Köşemizde Oda avukatımız Oya Öznur hekimler için çok önemli ve son kayıt tarihi 31.03.2021 olan kişisel verilerin işlenmesi ve veri siciline kayıt zorunluluğu getiren 6698 sayılı kanunu anlattı. Yönetim Kurulu üyemiz Güray Kılıç, Covid-19’un meslek hastalığı sayılması talebimize, vazife malullüğü adı altında ne deniyor, kastedilen nedir, açıkladı.


2017’de cesur bir kadının başlattığı İfşa hareketinin, milyonlarca kadının katılımıyla büyüdüğünü hepimiz biliyoruz. İfşa’nın hem failin uykularını kaçıran, hem de maruz kalanı tedavi eden etkisini ve önemini Özlem Altuntaş kaleme aldı. Bu hareketin gücü gösteriyor ki artık kadınlar susmayacak, susturulamayacak!


Her sayımızda olduğu gibi film, kitap ve bulmaca sayfalarımızla yaşadığımız bu zor günlere bir pencere açıyoruz. Mardin Eden, Ekim Nehir’in güzel tanıtımıyla izlemek isteyeceğiniz filmlerden biri olabilir.


Veba’nın zihnimize kazınmış bir cümlesini daha paylaşmadan geçmeyelim “Çocuklara işkence yapılan bu düzeni sevmeyi ölünceye kadar reddedeceğim”. Salgını faşizmi anlatırken kullanan Camus’nün anlattıkları günümüze, gündemimize tam oturmuş gibi duruyor. İktidarların sıkıştığı, ekonomik krizin ve yoksulluğun arttığı dönemlerde, baskıların artması tesadüf değildir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ve öğretim üyelerine yapılanlar, elbet de tesadüf olamaz! Her anlamda hayatımızın daraldığı, daraltıldığı şu günlerde, gündemi değiştirmek isteyenlere beyan olunur ki çocuklarımıza işkence yapan her düzene karşıyız ve asla aşağıya bakmayacağız.


Bu İÇERİĞİ Paylaş!