Özel Sağlık Sermayesi Mesleki Haklarımızı Gasbedemez! Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun Yakınlarına Hakları İade Edilmelidir!


  • Mayıs 09, 2023
  • 2112

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptığı sırada COVID-19 hastalığına yakalanmış ve 15.03.2021 tarihinde vefat etmişti.

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiği saptanmış ve 2 kızına gelir bağlanmıştı. Rehberlik ve Teftiş İstanbul 2 No’lu Grup Başkanlığı’nın raporu sebebiyle hak sahiplerine bağlanan gelirin kesileceği ve geçmişe dönük borç çıkartılarak şimdiye dek yapılmış ödemelerin tahsil edileceği Esenyurt Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine bildirildi. 

Konu ile ilgili 9 Mayıs 2023, Salı günü saat 12.30’da İstanbul Tabip Odası (İTO) Cağaloğlu binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun eşi Aslı Sungur, İstanbul Tabip Odası Başkanı Nergis Erdoğan ve İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cegerğun Polat katıldı.

İTO Başkanı Dr. Nergis Erdoğan kararın akla ve vicdana sığmadığını söyledi ve "kendilerince hukuksal birtakım gerekçeler sunuyorlar ama bunlar haklı gerekçeler değil avukatlarımız gerekeni yapacaklardır" dedi. 

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cegerğun Polat da yaşanan mağduriyetin aslında çok önemli bir hukuki sorunu da gündemleştirmiş olduğuna dikkat çekti. Polat, "vefat eden meslektaşımızın yakınlarının içine düşürüldüğü durum sadece bu kişiye ve yakınlarına özel değil, bu şekilde çalışan binlerce hekim var, meslek hastalığı nedeniyle bu duruma düşme potansiyeli olan binlerce hekim ve sağlık çalışanı var" ifadelerini kullandı. 

Covid-19 nedeniyle vefat eden Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu'nun eşi Aslı Sungur süreci özetledi. Sungur eşinin 2 yıl önce virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini, meslek hastalığı sayılması için SGK'ya gerekli müracaatları yaptığını, sonuç olarak tazminatla birlikte iki kızına maaş bağlanmasına karar verildiğini anlattı. Ergenoğlu'nun akademisyen olarak çalıştığı Biruni Üniversitesi hastanesinde virüsü kaptığını belirten Sungur, "virüsü kaptığı yer üniversite değil, üniversitenin hastanesiymiş bu durum gerekçe gösterilerek kızlarımın maaşları geçen ay itibariyle kesildi. İki yılda ödenen miktarın da toplu olarak isteneceğine dair bilgilendirme yapıldı" diye konuştu. 

Yapılan açıklamada "Meslektaşımızın yakınlarına meslek hastalığı nedeniyle bağlanan maaşları kesilmemeli, bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir" denildi. Dr. Cegerğun Polat'ın okuduğu basın metni şöyle:

ÖZEL SAĞLIK SERMAYESİ MESLEKİ HAKLARIMIZI GASBEDEMEZ!

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun Yakınlarına Hakları İade Edilmelidir!

Covid-19 pandemisinin başlamasının üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 11 Mart 2020’de ilan ettiği “COVID-19 salgını için küresel sağlık acil durumunun” 5 Mayıs 2023 itibariyle sona erdiğini duyurdu. Bunun pandeminin bittiği ilanı olmadığını belirten DSÖ, geçtiğimiz hafta içinden her 3 dakika bir kişinin öldüğü bilgisini de eklemeyi ihmal etmedi. Yanılmayalım ve yanıltmayalım! Covid-19 pandemisi bitmedi, devam ediyor. Enfeksiyonu geçirenler için geç dönem etkiler konusunda yeni bilgiler edinmekle beraber, kaybettiğimiz insanların hayatlarımızda bıraktıkları boşluklar ise derinliğini koruyor.

Covid-19 küresel krizi ile mücadelede ön saflarda, vakaları tespit ve tedavi etmek gibi önemli bir görevi üstlenen ve fiziksel, psikolojik baskı altında kritik kararlar vermek zorunda kalan sağlık çalışanları yer almıştır. DSÖ tahminlerine göre Ocak 2020 – Mayıs 2021 tarihleri arasındaki dönemde 80 bin ile 180 bin arasında sağlık çalışanı COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Uluslararası Af Örgütü’nün 70’ten fazla ülkede ölümlerin analizinde, 5 Mart 2021’e kadar 17.000’den fazla sağlık çalışanı, COVID-19 hastalığı ve ilişkili durumlar nedeniyle hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Ülkemizde ise Nisan 2023’e kadar 513 sağlık çalışanı hayatını Covid-19 nedeniyle kaybetmiştir. Türk Tabipleri Birliğinin (TTB) 2022’de hazırladığı raporda, edinilen verilere göre COVID-19’a bağlı ölümlerin %34,0’ü hekimlerde, %13,4’ü eczacılarda ve %7,3’ü hemşire ve ebelerde olmuştur. Türkiye’de hekimlerin %18,6’sı, diş hekimlerinin %51,9’u özel sağlık kurumlarında; ancak ölen hekimlerin %55,2’si, diş hekimlerinin %86,7’si ve eczacıların %98,5’i özel sağlık kurumlarında çalışmaktadır.

Türkiye’de, özel sağlık kuruluşlarında hekim olmak Covid-19’dan ölüm için önemli bir risk faktörüdür. Özel hastanelerin yetersiz fiziksel koşulları, ağır çalışma şartları, güvencesizlik ve kuralsızlık hekimleri ölüme terk etmiştir.

Özel sağlık kuruluşlarında çalışma şekilleri son 20 yılda önemli değişimler göstermiştir. Özel sağlık sermayesinin vergi kaçırma, maliyetleri düşürme ve ekonomik riskleri hekimlere yükleme eğilimi önemli bir güvencesizlik ve geleceksizlik ortamı yaratmıştır. Serbest meslek erbabı olarak değerlendirilen hekim emeği, fatura karşılığı hizmet alımı yapan özel sağlık sermayesi tarafından sömürülmektedir. Hekime, alacağı ücret için ticari bir şirket kurdurularak fatura ya da serbest meslek makbuzu kestirilmektedir. Hekim, hastanede Sağlık Bakanlığının belirlediği bir kadroya binaen mesai ile çalışmasına, izin ve diğer kuralları hastanenin belirlediği koşullarda sürdürmesine rağmen sosyal güvenlik kurumu ve resmi mali yükümlülükler açısından serbest çalışan olarak görülmektedir.

Evrensel çalışma kurallarına ve iş kanununa aykırı bu durum Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin özel sağlık sermeyesine hediyesi olmuştur.

Bugün, özel sağlık sermayesinin tıp eğitimi ve hastane sisteminde, bir meslektaşımızın Covid-19 nedeniyle ölümüyle ortaya saçılan ağır tahribatını anlatacağız. Yaratılan güvencesizliğin yüzleri kızartmaması bir yana, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali cüretkarlığın devletin kurumları ve sermayenin fütursuzluğunu nasıl bir araya getirdiğini üzülerek görmekteyiz. Mesleğimiz, meslektaşlarımız ve aileleri için endişelerimizin daha da arttığını söyleyebiliriz.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptığı sırada COVİD-19 hastalığına yakalanmış ve 15.03.2021 tarihinde vefat etmiştir. Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiği saptanmış ve 2 kızına gelir bağlanmıştır.

20.03.2023 tarihinde, Rehberlik ve Teftiş İstanbul 2 No’lu Grup Başkanlığı’nın (öğrenebildiğimiz kadarıyla 29.12.2022 tarih ve 420749/07/İR/07 sayılı) raporu sebebiyle hak sahiplerine bağlanan gelirin kesileceği ve geçmişe dönük borç çıkartılarak şimdiye dek yapılmış ödemelerin tahsil edileceği Esenyurt Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine bildirilmiştir. Buna göre; Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu’nun koronavirüse maruz kaldığı sırada işyerine hem öğretim üyesi olarak hem de hekimlik hizmet alım sözleşmesi ile çalıştığı, meslek hastalığının da hizmet alımı sözleşmesi ile çalıştığı sırada oluştuğu, bu nedenle gelir bağlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. 

1- Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Bilindiği üzere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca,  Yükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimin desteklenmesi amacıyla çeşitli alanların uygulama ihtiyacı ve bazı meslek dallarının hazırlık ve destek faaliyetleri uygulama ve araştırma merkezlerinde yürütülmektedir. Tıp ve tıpta uzmanlık eğitimleri de bu çerçevede kurulan sağlık eğitimi uygulama ve araştırma merkezlerinde, yani tıp fakültesi hastanelerinde sürdürülmektedir.  Vakıf yükseköğretim kurumları için de aynı kurallar geçerlidir.

2- Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu tarafından verilen tıpta uzmanlık eğitimi, amfide verilen sözlü bir eğitim değildir. Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlık eğitimi, tıpkı diğer uzmanlık branşlarında olduğu gibi, doğrudan hastanede ve hastalara hizmet sunularak verilmektedir. Uzmanlık eğitimi öğrencileri, yani asistan hekimler de doğal olarak bir yandan hastanede eğitim görmekte bir yandan da hastalara verilen sağlık hizmetine katılmaktadır.

Rehberlik ve Teftiş İstanbul 2 No’lu Grup Başkanlığı’nın raporunda, Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu tarafından yapılan görevi ikiye bölünmüş ve iki görevin birbiriyle ilişkisi yokmuş gibi değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye göre, Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu öğretim üyesi olarak hasta görmemiş, ameliyat yapmamış ve koronavirüse maruz kalmamıştır.

Tüm bu yasadışı değerlendirmelerin, kuralsız hallerin, kötücül kararların altında sermayenin çıkarlarını amansız koruma çabası olduğunu biliyoruz. Uzun ve zorlu bir eğitimin sonucunda rafine emek olan hekimlik mesleği ayaklar altına alınmaya çalışılmaktadır. Aynı kurumun çatısı altında iki farklı hukuk oluşturan Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi, ücretlendirmede daha az vergi ödeme ve yükümlülüklerden kaçmanın bedelini meslektaşlarımız ve ailelerine ödetmektedir. Sağlık Bakanlığı ise ilk elden bu suç ortaklığını yürütmektedir. Vergi oranı tartışmaları ile mevcut usulsüzlükler, yasal kılıflara sokulmaya çalışılmaktadır. Yaratılan ikili çalışma hukukuna dayanılarak vefat eden meslektaşımızın ailesine karşı mali yükümlülüklerin sosyal güvenlik kurumu tarafından yerine getirilmesini, alınan karardan dönülmesini bekliyoruz. Mesleğimiz ve meslektaşlarımız için bu mücadelemizi gerek yasal, gerek meşru alanlarda sürdürmeye devam edeceğiz.

İSTANBUL TABİP ODASI


Bu HABERİ Paylaş!