Aile Sağlığı Merkezi Çalışanlarından Eziyet Yönetmeliğine Tepki: Birinci Basamağı Zayıflatan, Çalışanı Yoksullaştıran, Emeği Değersizleştiren Bu Anlayışı Reddediyoruz!


  • Şubat 17, 2026
  • 72

Aile hekimleri ve aile sağlığı merkezi çalışanları 15 Şubat 2026 tarihinde Kadıköy İskele Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla performans dayatmasına, maaş kesintilerine ve güvencesizliğe neden olan “Eziyet Yönetmeliği”ne tepki gösterdi.

Eylemde konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan bütün sorunların temelinde sağlık sisteminin yattığını vurgulayarak “Tıp eğitiminden uzmanlık eğitimine, kamu hastanelerinde, üniversite hastanelerinde büyük sorunlar mevcut. Tıp eğitimi adeta çökmüş durumda, vakıf üniversitelerinde asistan eğitimi çökmüş durumda, birçok hastanede eğitici bile yok” dedi. Ücretlerin performans sistemine dayandırıldığının altını çizen Küçükosmanoğlu performans sisteminin günde en az 80 hastaya bakmak demek olduğunu, hekimlerin bu nedenle hastaya en fazla 5 dakika ayırabildiğini belirtti. Küçükosmanoğlu, kamuda sağlık sisteminin çöktüğünü, parası olanın özel hastaneye gittiğini, AKP’nin sağlık sisteminin cilasının döküldüğünü söyledi.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla da eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bir bakanlık düşünün ki hasta sayısıyla övünüyor yine bir bakanlık düşünün ki sadece memnuniyet üzerinden övünüyor yine bir bakanlık düşünün ki bebek ölümlerini görmezden geliyor, aşı reddi ve aşı tereddütlüyle ilgili bir açıklama yapmıyor, bir eylem planı koymuyor ve bu aşı reddini aile sağlığı merkezindeki arkadaşlarımızın üzerine yıkarak sanki suçlusu bizmişiz gibi sistem değilmiş gibi bir algı yaratıyor. HPV aşısı ücretsiz olamıyor, yeterli çalışma yapmıyor ama bir bakanlık var ki bilim dışı uygulamaların birinci basamağa gelmesine önayak oluyor. Yine bir bakanlık düşünün ki birinci basamağı, koruyucu hekimliği ücretsiz olması gerektiği noktada ücretli hale getiriyor. Sağlık bir haktır, satılamayacağını Türk Tabipleri Birliği olarak her daim dile getiriyoruz.”

Eylemde okunan basın açıklamasıysa şöyle:

1 Kasım 2024’ten bu yana geçen 16 aylık süreçte, birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan hekim, ebe ve hemşireler olarak bizlere dayatılan uygulamalar nedeniyle tam 14 gün iş bırakmak zorunda kaldık.

Türkiye’nin dört bir yanında meydanlara çıktık, uyardık, anlattık. Ancak bugün hâlâ aynı noktadayız.

Çünkü birinci basamak sağlık hizmetleri bilinçli politik tercihlerle zayıflatılıyor.

Birinci basamak bu ülkenin sağlık sisteminin omurgasıdır. Koruyucu sağlık hizmeti güçlü olmazsa hastaneler dolar, aciller kilitlenir, sağlık harcamaları artar, toplum sağlığı çöker. Bugün yaşanan tablo tam olarak budur.

Yayımlanan Aile Hekimliği ve Ücret Yönetmeliği sorunları çözmemiş; iş yükünü artırmış, gelir güvencesini ortadan kaldırmış, çalışma barışını bozmuştur. Maaşlarımızın büyük bölümü performansa bağlanmış, ekonomik belirsizlik kalıcı hale getirilmiştir.

Nasıl bir sistemle karşı karşıyayız?

Hastamız hastaneye gittiğinde maaş kesiliyor.

Hastamız ASM’ye gelmediğinde maaş kesiliyor.

Memnuniyet anketleri üzerinden maaş kesiliyor.

İzin kullandığımızda, hastalandığımızda, doğum yaptığımızda maaş kesiliyor.

Yerimize vekalet eden arkadaşımız sistemde tanımlı değilse yine maaş kesiliyor.

Bu bir performans sistemi değildir.

Bu açık bir ekonomik baskı ve güvencesizlik sistemidir.

OECD ortalamalarının çok altında personelle çalışıyoruz. Buna rağmen bizden daha fazla iş, daha fazla veri, daha fazla rapor isteniyor.

Son olarak MHRS kontenjan uygulamalarıyla birinci basamak sekretarya hizmetine indirgenmiştir. Randevu sistemi sağlık hizmetinin önüne geçirilmiştir. Bizler hastaya bakmak için buradayız; sistem açığını kapatmak için değil.

Birinci basamakta cari gider yükü çalışanların sırtına bırakılmıştır. Elektrik, su, kira, tıbbi sarf… Kamu hizmeti veriyoruz ama kamu desteği yetersizdir. Bu kabul edilemez.

Biz istatistik üretmek için değil, insan sağlığını korumak için buradayız. Koruyucu sağlık hizmeti piyasacı mantıkla yönetilemez.

Birinci basamağı zayıflatan, çalışanı yoksullaştıran, emeği değersizleştiren bu anlayışı reddediyoruz.

Güvenceli, tek kalem, emekliliğe yansıyan ücret istiyoruz.

İnsanca çalışma koşulları istiyoruz.

Yeterli personel ve güvenli çalışma ortamı istiyoruz.

Mesleki itibarlarımızın korunmasını istiyoruz.

Birinci basamak gerçekten güçlendirilene kadar,

Bu adaletsiz uygulamalar geri çekilene kadar,

Anayasal haklarımızı kullanmaktan geri durmayacağımızı,

Mücadelemizi büyüterek sürdüreceğimizi kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz.

Artık sabrımız değil, kararlılığımız konuşacaktır.

Teşekkür ederiz.

AİLE HEKİMLİĞİ ÇALIŞANLARI SENDİKASI (AHESEN)

BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI (BDS)

GENEL SAĞLIK İŞ SENDİKASI

GÜÇ SAĞLIK SEN

HEKİMSEN İSTANBUL ŞUBESİ

HEKİM BİRLİĞİ SENDİKASI

HEP-SEN İSTANBUL S.H.Ş.

HÜRRİYET SAĞLIK SEN İSTANBUL ŞUBESİ

İSTANBUL AİLE HEKİMLİĞİ DERNEĞİ (İSTAHED)

TÜM AİLE SAĞLIĞI-SAĞLIK MEMURU-ATT-HEMŞİRE VE EBE DERNEĞİ (İSAHED)

İSTANBUL TABİP ODASI

SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES) İSTANBUL ŞUBELERİ 

 


Bu HABERİ Paylaş!