Laikliğe ve Laik Eğitime Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz


  • Mart 03, 2026
  • 83

Türkiye Cumhuriyeti’nin modern, bağımsız ve laik bir hukuk devleti olarak inşasının en önemli dönüm noktalarından biri olan 3 Mart 1924 Devrim Yasalarının yıldönümünde; laiklik ilkesinin, hukukun üstünlüğünün ve eğitimde birlik anlayışının tarihsel ve anayasal önemini bir kez daha hatırlatma sorumluluğunu taşıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması ve Hilafetin ilgası ile hayata geçirilen reformlar; çağdaş yurttaşlık anlayışının, bilimsel düşüncenin ve demokratik toplum düzeninin temel taşlarını oluşturmuştur.

Anayasa’nın 2. maddesinde Cumhuriyetimizin temel nitelikleri arasında sayılan laiklik ilkesi, yalnızca devlet düzeninin değil, toplumsal barışın, eşit yurttaşlığın ve hukuk güvenliğinin de en önemli güvencelerinden biridir. Laiklik ilkesi, tüm yurttaşların inanç ve vicdan özgürlüğünün korunmasının yanı sıra kamu hizmetlerinin tarafsız ve eşitlikçi biçimde yürütülmesinin de temel koşuludur.

Eğitim, yurttaşlık bilincinin gelişmesini sağlayan en temel kamusal hizmetlerden biridir. Bu nedenle eğitim hizmetlerinin devletin gözetim ve denetimi altında, bilimsel esaslara dayalı, eşitlikçi ve laik bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana hedeflenen çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın en güçlü dayanaklarından biri laik ve bilimsel eğitimdir.

Son dönemde eğitim politikalarına ilişkin bazı düzenleme ve uygulamalar, kamusal eğitimin niteliği, tarafsızlığı ve laiklik ilkesi açısından kamuoyunda tartışmalara yol açmaktadır. Eğitim kurumlarının, tüm inançlara ve inançsızlıklara eşit mesafede duran; bilimsel bilgiye dayalı, çoğulcu ve kapsayıcı kamusal alanlar olarak korunması gerektiğine inanıyoruz.

Laiklik ilkesi, yalnızca bir anayasal düzenleme değil; hukukun üstünlüğünün, demokratik toplum düzeninin ve toplumsal barışın vazgeçilmez dayanağıdır. Anayasal değerlerin korunması, eğitim hakkının eşit ve bilimsel temeller üzerinde sürdürülmesiyle mümkündür.
İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu olarak;

Anayasa’da güvence altına alınan laiklik ilkesine sahip çıkmaya,
Çağdaş, bilimsel ve kamusal eğitimi savunmaya,
Eğitim hizmetlerinin eşitlikçi ve tarafsız bir anlayışla yürütülmesini desteklemeye,
Eğitim kurumlarında din ve vicdan özgürlüğü ile eşitlik ilkesinin korunmasını savunmaya
kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.

İSTANBUL MESLEK ODALARI KOORDİNASYONU

İstanbul Barosu | İstanbul Dişhekimleri Odası | İstanbul Eczacı Odası | İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası | İstanbul Tabip Odası | İstanbul Veteriner Hekimler Odası | TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu


Bu HABERİ Paylaş!