17 Nisan Filistinli Esirler Günü


  • Nisan 17, 2026
  • 18

Bugün 17 Nisan Filistinli Esirler Günü. 17 Nisan, yeryüzünde esirleri için bir güne sahip tek halk olan Filistin halkının hafıza, dayanışma ve direniş günüdür. Çünkü Filistin’de esirler meselesi, bir halkın bütün tarihine kazınmış işgalin, baskının ve özgürlük mücadelesinin parçasıdır.

7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hapishanelerinde yaklaşık 10 bin Filistinli esir tutuluyor. Tutuklular arasında, gördüğü işkence ve maruz bırakıldığı tıbbi ihmal nedeniyle sağlık durumunun giderek kötüleştiği belirtilen Dr. Hussâm Ebu Safiyye’nin yanı sıra, 20’yi aşkın hekim, çok sayıda hemşire ve diğer sağlık emekçilerinden oluşan en az 160 Filistinli sağlık çalışanı da yer alıyor. Gazze Şifa Hastanesi Ortopedi Bölüm Başkanı Dr. Adnan el-Burş ise hapishanede maruz kaldığı işkence ve fiziksel şiddet sonucu yaşamını yitirmişti.

Filistin Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın açıklamalarına göre 350 çocuk uluslararası hukuka aykırı biçimde zindanlarda tutuluyor. Tutukluların 73’ünün kadın olduğu, 3 binin üzerinde idari tutuklunun ise haklarında herhangi bir suçlama olmaksızın alıkonulduğu biliniyor. Ağır psikolojik baskı, fiziksel şiddet ve ihmaller altında yaşam mücadelesi veren, en temel yasal haklarından mahrum bırakılan Filistinli esirler, 30 Mart’ta İsrail meclisinin idam yasasını onaylamasıyla birlikte çok daha büyük bir tehditle karşı karşıya bırakılmış durumda.

Yaklaşık bir milyon Filistinlinin çatışma yılları boyunca tutukluluk deneyimi yaşadığı düşünüldüğünde, bu tablonun sistematik bir işgal devleti politikası olduğu daha açık biçimde görülüyor. Bugün İsrail hapishaneleri, işgalin, toplu cezalandırmanın ve sürdürülen soykırımcı yıkım politikasının uzantısı olarak işlemektedir.

Uluslararası kuruluşlar, insan hakları örgütleri, sağlık meslek örgütleri ve tüm ilerici kamuoyu İsrail hükümetinin sistematik yok etme politikalarına karşı derhal sorumluluk almalıdır. Başta çocuklar, kadınlar ve sağlık emekçileri olmak üzere tüm Filistinli esirler derhal serbest bırakılmalıdır.

Sessiz kalmak işgale, işkenceye, ölümlere ve sınır tanımayan bu barbarlığa ortak olmaktır.

İstanbul Tabip Odası

Filistin’le Dayanışma Çalışma Grubu


Bu HABERİ Paylaş!