Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezuniyet Töreninde Genç Meslektaşlarımızın Yanında Olduk
- Haziran 29, 2026
- 91
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreni 27 Haziran 2026 Cumartesi günü, Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü'nde gerçekleştirildi.
Mezuniyet törenine İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Nadir Kalfazade ve Dr. Benan Koyuncu katıldı.
Dr. Benan Koyuncu diplomalarını alan genç meslektaşlarımıza seslendiği konuşmasında "Türk Tabipleri Birliği olarak yıllar içinde hekimlere yönelik kazanımlarımız en büyük kılavuzumuz oldu. Çalışma saatlerimizin düzenlenmesinden, sağlıkta şiddet yasasına, ücretlerimizin iyileştirilmesine kadar pek çok alandaki kazanımımız bizlere umut veriyor" dedi ve İstanbul Tabip Odası olarak meslektaşlarımızın her zaman yanında olduğumuzu vurguladı.
Dereceye giren mezunlara stetoskop ile içerisinde İTO yayınlarının olduğu çantalar hediye edildi.
Benan Koyuncu'nun konuşmasının tamamı şöyle:
Değerli meslektaşlarımız, sevgili aileler;
Öncelikle sizleri İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu adına kutluyorum. Ben Dr. Benan Koyuncu. Acil Tıp Uzmanıyım ve aynı zamanda İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesiyim.
Hekimlik dinamik meslek gruplarından biridir. Bu yıl kılavuzlarda yer alan bir yaklaşımın, bir sonraki yıl değiştiğine öğrenme sürecimiz boyunca defalarca tanıklık ediyoruz. Öğrenmenin sonu yok. Bu, mesleğimizin en güzel yanlarından biri aslında. Sanırım hiçbir zaman "Ben oldum" diyemeyeceğiz ve bunu kabul ettiğimiz anda mesleki gelişimimizin, bilimsel bilgiler ışığında, disiplinli ve düzenli bir çalışmayla sürdürülebileceğini de kabul etmiş oluruz.
Hekimliği yüzlerce farklı şekilde tanımlayabiliriz. Burada bulunan her bir meslektaşıma soracak olsak eminim her biri bu mesleğin farklı bir yönünü öne çıkaracaktır. Bana en çok dokunan tanım ise bir meslek büyüğüme ait: "Hekim, tarihte ilk 'ah' diyen kişiye koşan insandır."
Bu tanım, hekimliğin toplumsal yönünü de anlatıyor. Bizler yalnızca hastalıklarla ilgilenen insanlar değiliz; toplumu ilgilendiren her soruna duyarlıyız. Sağlığı yalnızca fiziksel iyilik hali olarak tanımlayamayız. Bireylerin ve toplumun daha sağlıklı olması için mücadele edip gerektiğinde sözümüzü de esirgemeyiz.
Koruyucu sağlık hizmetlerinin birkaç tarama testiyle sınırlandığı, sağlığın niteliksizleştirildiği, birinci basamak sağlık hizmetlerinin zayıflatıldığı, poliklinik hastalarının acil servislere yığıldığı ve muayene sürelerinin dünya standartlarının çok altına düştüğü bir ortamda sağlıktan nasıl söz edebiliriz?
Gençlerin geleceğe umutla bakamadığı, ekonomik krizlerin yükünün emekçilere yıkıldığı, hukukun askıya alındığı ve demokrasinin en temel unsurlarından biri olan seçimlerin dahi tartışmalı hâle geldiği bir ülkede sağlıklı bir toplumdan söz etmek mümkün müdür?
İstanbul Tabip Odası, bütün bu "ah" seslerini duyuyor. Daha eşit, daha demokratik ve laik bir ülke için mücadele ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Anayasal güvence altında, yasa ile kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde hekimlerin tek meslek örgütüdür. Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, herkesin nitelikli sağlık hizmetine kolayca ulaşabilmesi için çalışmak, iyi hekimlik değerlerini savunmak, tıp eğitiminin her alanında söz söylemek, hekim haklarını her platformda dile getirmek ve bu doğrultuda mücadele yürütmek en temel görevlerimiz arasındadır.
Bugün yüzlerinizde gördüğüm heyecanın hiçbir koşulda azalmamasını diliyoruz. TTB olarak yıllar içinde hekimlere yönelik kazanımlarımız en büyük kılavuzumuz oldu. Çalışma saatlerimizin düzenlenmesinden, sağlıkta şiddet yasasına, ücretlerimizin iyileştirilmesine kadar pek çok alandaki kazanımımız bizlere umut veriyor.
İstanbul Tabip Odası olarak her zaman yanınızda olduğumuzu, hekimlik onurundan ödün vermeden hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Son olarak, hepinize bu zorlu ama bir o kadar da onurlu ve öğretici yolculuğa hoş geldiniz, diyorum.
Yolunuz açık olsun.

