İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Önünden Seslendik: Aile Hekimliğinde Zulüm Devam Ediyor!


  • Temmuz 06, 2026
  • 106

Beyin kanaması geçiren, kanser gibi kronik hastalıklarla boğuşan aile hekimlerinin 180 günü aşan raporları gerekçe gösterilerek aile hekimliği sözleşmelerinin feshedilmesi sağlık meslek örgütleri tarafından, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi.

6 Temmuz 2026 tarihinde yapılan eyleme İstanbul Tabip Odası adına Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Benan Koyuncu ve Dr. Ceren Kineşci katıldı.

“Biz makine değiliz”

Eylemde konuşma yapan Dr. Kineşci sözlerine 6 Temmuz 2022’de görev başındayken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Dr. Ekrem Karakaya’yı anarak başladı. Kineşci şunları söyledi:

Biz, bir hekim öldürüldüğünde, kurşunlandığında, bıçaklandığında büyük bir infial görüyoruz ama aslında bizim görev başında illaki ölmemiz gerekmiyor, biz zaten yavaş yavaş da sağlık hakkımızın gasbedilmesine tanık oluyoruz. Bugün burada toplanmamıza sebep olan şeylerden birisi de bu. Düşünün; bir kronik hastalığımız oluyor, hastanelere gidiyorsunuz, iş gücü kaybınız oluyor, yeti kaybınız olacak mı bilmiyorsunuz, hayatta kalacak mısınız, iyileşecek misiniz bilmiyorsunuz. Yıllarca bu devlete vergi vermişsiniz ve yıllarca emek vermişsiniz mesleğinize ve bir tanecik güvenceniz olması gerekiyor, o da işinize dönebilmek, hayata geri katılabilecek olmak ve bu hak elinizden alınıyor. Bu gerçekten çok acı, çok büyük bir kötülük. Bu ülkenin hekimlerine bu kötülüğün yapılmasını kabul etmiyoruz. Bunu sindirmiyoruz, bunu hiç kimsenin de akıl ve vicdanla sindiremeyeceğini biliyoruz. Biz birer makine değiliz, verimsiz çalışmaya başladığını düşününce bir kenara atılan makineler olmayı da reddediyoruz. Bu anlayışın karşısında, ısrarla doğruyu savunmaya haklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Biz burada çalışmak zorunda olan, çünkü maaşının yüzde 65’i anlamsız kriterlere tabi tutulan hekimleri temsilen buradayız. İş yerimizden çıkamamamızın sorumlusu da sizsiniz.

“Aile hekimliğinde zulüm devam ediyor”

Eylemde yapılan ortak basın açıklaması ise şöyle:

6 Temmuz'u Unutmadık! Sağlıkta Şiddetin ve Sağlıkta Zulmün Karşısındayız!

6 Temmuz 2022 tarihinde görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Dr. Ekrem Karakaya'yı saygı, özlem ve derin bir üzüntüyle anıyoruz.

Dr. Ekrem Karakaya'nın kaybı, sağlıkta şiddetin ulaştığı vahim boyutun en acı sembollerinden biridir. Ancak ne yazık ki sağlık çalışanları bugün yalnızca şiddetle değil, aynı zamanda uygulanan yanlış sağlık politikaları ve ağır çalışma koşulları nedeniyle başka bir şiddet biçimiyle, sistematik bir hak kaybıyla da mücadele etmektedir.

Aile hekimliği çalışanları olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından birbiri ardına çıkarılan yönetmeliklerle her geçen gün daha ağır hak kayıplarına ve daha büyük mağduriyetlere maruz bırakılıyoruz.

Son olarak yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile aylık gelirlerimizin yaklaşık yüzde 65'i performans kriterlerine bağlanmıştır. Bu düzenleme, özellikle uzun süreli tedavi görmek zorunda kalan meslektaşlarımız açısından ekonomik ve mesleki bir yıkıma dönüşmüştür.

Kanserle, ağır kronik hastalıklarla ve ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden meslektaşlarımız önce gelirlerinin üçte ikisini kaybetmiş, ardından 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmeleri feshedilmiştir. Üstelik mevcut mevzuat nedeniyle iki yıl boyunca yeniden aile hekimliğine dönmelerinin de önü kapatılmıştır.

Yıllarca bu ülkenin insanına hizmet etmiş, pandemide, depremlerde, afetlerde canını ortaya koymuş sağlık çalışanları; kendileri hasta olduklarında, tedaviye ihtiyaç duyduklarında sistem tarafından gözden çıkarılmaktadır.

Bir hekimi, bir ebe ya da hemşireyi hasta olduğu için gelirinden etmek, tedavi gördüğü için işinden etmek, yaşam mücadelesi verirken bir de geçim ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakmak kabul edilemez.

Bu konuda açılan davada Danıştay tarafından önce yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, ancak daha sonra yapılan itiraz üzerine bu karar kaldırılmış ve sözleşme fesihleri uygulanmıştır. Hukuki süreç devam etse de yaşanan mağduriyetler telafisi güç yaralar açmıştır.

Pandemide alkışladığınız, depremde düşünmeden yardıma koşan  sağlık çalışanlarını bugün hasta oldukları için cezalandıramazsınız.

Sağlık çalışanını hasta olduğu için cezalandıran, gelirini kesen, sözleşmesini fesheden ve geleceğini elinden alan hiçbir uygulama ne hukukla ne vicdanla ne de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır.

Bizler, sağlıkta şiddete kurban verdiğimiz meslektaşımız Dr. Ekrem Karakaya'nın anısı önünde bir kez daha söz veriyoruz:

Sağlık çalışanlarını yalnızca silaha karşı değil, onları mesleklerinden, güvencelerinden ve geleceklerinden eden bu sistematik mağduriyete karşı da savunacağız.

Sözleşmeleri feshedilen tüm arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu, bireysel davalarının açılmasından görevlerine iade edilecekleri güne kadar her platformda bu hukuksuzluğa ve bu zulme karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Sağlıkta şiddeti de sağlıkta zulmü de kabul etmiyoruz. Yaşatmak için çalışanları yaşatmak zorundasınız.


Bu HABERİ Paylaş!