Uyarıyoruz: Hasta Sırrı İzinsiz Açıklanamaz!


  • Mart 31, 2013
  • 2890

altSağlık Bakanlığı, önce bu alanda faaliyet gösteren bilişim firmalarına sonra da hekimlere ve sağlık kuruluşlarına gönderdiği bir duyuru ile hastaların kişisel veri niteliğindeki sağlık verilerini toplayacakları bilişim sistemi olan SağlıkNet2 isimli sistemin kurulup uygulanmasından vazgeçmediklerini ilan etmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın hastaların verilerine erişmekte ısrarlı olduğu anlaşılıyor. Anayasa Mahkemesinin, Bakanlığın veri toplama yetkisine ilişkin iptal kararına rağmen, Sağlık Hizmetleri Temel Yasasındaki bir genel hükümden dayanak alarak hasta verilerini toplayacak sistemi kurmaya çalışmak hukuka aykırılığının yanı sıra suç işlemek demektir.

Bu aşamada, Sağlık Bakanlığı, bilişim firmaları ve tabii ki meslektaşlarımızı yeniden bilgilendirmek istiyoruz.

Hasta ile hekimi arasında paylaşılan bilgiler, hekimin mesleği gereğince öğrendiği ya da saptadığı sağlık verileri bütünüyle hasta sırrıdır. Hastanın sırrını korumak, hasta izin vermediği sürece bu bilgileri paylaşmamak hekimliğin evrensel etik değerleri arasındadır. Bu bakımdan, meslektaşlarımızı idari yaptırım ile mesleki etik değerler arasında seçim yapmaya zorlayan işlemlerden kaçınılmalıdır.

Diğer yandan, hasta sırrını oluşturan bu bilgiler aynı zamanda kişisel veri niteliğindedir. Kişisel veriler de uluslararası düzenlemelerin yanı sıra Anayasa’mızın 20. maddesiyle güvence altındadır. Anayasal kuralla da korunan bu kişisel verilerin paylaşılabilmesi için açık, ayrıntılı, kişisel verilerin gizliliğini güvenceye alan yasal düzenleme olmalıdır.

Bu açıklıkta bir yasal düzenleme olmadan verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması suç olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Yasasının 135 ve devamındaki maddelerde kişisel verilerin ilgilinin izni olmaksızın paylaşılması hapis cezasını gerektirmektedir. Bu verilerin paylaşılmasında maddi ya da manevi bir zararın doğması halinde ilgilinin tazminat talep edebileceği de akılda tutulmalıdır.

Bütün bunlardan başka, Anayasa’nın 137. maddesine göre, “Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.” Bir başka ifadeyle, konusu suç olan bir emri veren ile birlikte bu emri yerine getiren de cezalandırılır; suçun idari talimat üzerine işlenmiş olması kişiyi kurtarmaz.

Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Yasa Tasarısı uzun zamandır Meclis’te beklemektedir. Öncelikle bu tasarının ilgili tarafların etkin katılımıyla gözden geçirilmesi ve yasalaştırılması, sonra bu yasal düzenlemeye uygun olarak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin toplanıp işlenmesinin değerlendirilmesi gereklidir. İdari karar ve düzenlemelerle kişisel sağlık verilerinin toplanmasına yönelik işlemler hukuka aykırıdır.

Sağlık Bakanlığında bu hazırlıkları yapıp talimatları verenlerden, Sağlık Bakanlığı’nın yazılarına güvenle, bu alanda bilgisayar sistemleri oluşturup pazarlayan firmalara ve Bakanlığın idari yaptırımlarına uğramamak için hasta verilerini hukuka aykırı olarak paylaşan meslektaşlarımıza kadar herkesin hukuka aykırı veri paylaşımı sebebiyle sorumlu tutulabilecekleri açıktır.

Hukuka bağlı idare olmak, hasta verilerinin gizliliğini korumak ve pek çok kişinin suç işlemesini önlemek bakımından; Sağlık Bakanlığı’nı, yasal altyapısı oluşmadan kişisel sağlık verilerinin toplanması için yeni sistemler kurulmayacağını açıklamaya davet ediyoruz.

TTB Merkez Konseyi

 

Sağlık Bakanlığına gönderdiğimiz yazıya buradan erişebilirsiniz


Bu HABERİ Paylaş!