Beyaz önlüğümüzü çamurunuzla kirletemezsiniz!

 “Tabipler Odası tecavüzü adliyeye bildirmemiş” manşeti atan yandaşlara:

Beyaz önlüğümüzü çamurunuzla kirletemezsiniz!

Dünkü Sabah gazetesinde yayınlanan  “Tabipler Odası tecavüzü adliyeye bildirmemiş” başlıklı haberde “nitelikli cinsel istismar” suçundan 23 yıl 4 ay hapis cezası alan Dr. Fecrialem Sevilen’in 1998 yılında da bir hastasına tecavüz ettiği, İstanbul Tabip Odası’nın olayı araştırıp Sevilen’e altı ay meslekten uzaklaştırma cezası verdiği halde olayı adliyeye bildirmediği ifadelerine yer verildi.

İstanbul Tabip Odası’nın cinsel saldırı olayında üzerine düşeni yapmadığı izlenimi yaratmaya çalışan haberle ilgili açıklamamızdır:

1- Dr. Fecrialem Sevilen hakkında yapılan şikayet İstanbul Tabip Odası tarafından ciddiyetle ve hassasiyetle incelenmiş ve Yönetim Kurulu’nun 21.06.2000 tarihli toplantısında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

2- İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu 03.10.2000 tarihli kararında iddiayı sabit bularak Dr. Fecrialem Sevilen’e 6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ve ilgili mevzuatın kendisine tanıdığı en yüksek cezayı (altı ay meslekten men) oy birliğiyle vermiştir.

3- İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu’nun Dr. Fecrialem Sevilen hakkında verdiği altı ay meslekten men cezası Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu’nun 14-15.04.2001 tarihli oturumunda oy birliğiyle onanmıştır.

4- Söz konusu soruşturma süreci Türk Ceza Kanununda 2004 yılında yapılan “Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi” başlıklı düzenlemenin öncesinde gerçekleşmiştir. Soruşturma sürecinde geçerli olan Türk Ceza Kanununun 530. maddesinde sağlık çalışanlarının ihbar yükümlülüğü “bu ihbar kendisine yardım ettikleri kimseyi takibata maruz kılacak ahval MÜSTESNA olmak üzere” şeklinde düzenlenmiştir.

5- Tabip Odası’nın yaptığı bir soruşturma sonucunda savcılığa bildirimde/suç duyurusunda bulunmaması, mağdurların şikayetini/suç duyurusunda bulunmalarını engelleyen bir durum değildir. Tam tersine, mağdurlar istedikleri takdirde olayı adli makamlara yansıtabilir ve İstanbul Tabip Odası’nın verdiği ceza yargılama sürecinde mağdurların elini güçlendiren bir kanıt olarak kabul edilmektedir.

Görüldüğü gibi İstanbul Tabip Odası söz konusu cinsel taciz olayında üzerine düşen bütün sorumluluğu özenle yerine getirmiş, suçlu bulduğu Dr. Fecrialem Sevilen’i kendi mevzuatı dahilinde en ağır cezaya çarptırmıştır. İstanbul Tabip Odası’nın bu süreçte hiçbir hatası, eksiği yoktur.

Durum böyle iken, yirmi yıl önceki bir olayla ilgili bir mahkeme kararından kendilerince “Tabip Odası’nın açığını bulduk!” zannına kapılıp, İstanbul Tabip Odası’ndan görüş, bilgi isteme zahmetine bile girmeden “Tabipler Odası tecavüzü adliyeye bildirmemiş” manşetiyle çamur atmaya teşebbüs eden sözde gazetecilere cevabımızdır:

1- Kadına yönelik şiddet/cinsel taciz konusunda ufacık da olsa bir duyarlılığınız (ve cesaretiniz) varsa on yedi yıllık AKP iktidarı döneminde devasa boyutlara ulaşmış kadın cinayetlerini yazın.

2- Kadına yönelik şiddet/cinsel taciz konusunda ufacık da olsa bir duyarlılığınız (ve cesaretiniz) varsa tarikat yurtlarında tecavüze uğrayan çocukları yazın.

3- Kadına yönelik şiddet/cinsel taciz konusunda ufacık da olsa bir duyarlılığınız (ve cesaretiniz) varsa AKP milletvekilinin evinde ölü bulunan Nadira Kadirova olayını yazın.

4- Kadına yönelik şiddet/cinsel taciz konusunda ufacık da olsa bir duyarlılığınız (ve cesaretiniz) varsa Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Dokuz yaşındaki kız çocuğuyla evlenilebilir.” fetvasını yazın.

5- Kadına yönelik şiddet/cinsel taciz konusunda ufacık da olsa bir duyarlılığınız (ve cesaretiniz) varsa “Dokuz yaş da fazla; altı yaşındaki kız çocuğuyla evlenilebilir.” fetvası veren dinci gerici tarikat liderlerini yazın.

Beyhude yere meslek örgütümüze çamur atmaya çabalamayın, 

Beyaz önlüğümüzü çamurunuzla kirletemezsiniz!

İSTANBUL TABİP ODASI

YÖNETİM KURULU

 



Ara

Twitter'da İstanbul Tabip Odası