Korona Günlerinde İSTANBUL’DA SAĞLIK RAPORLARI


  • Hekim Sözü Mayıs-Haziran 2020
  • 701

PDF formatında okumak için tıklayınız.

Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık – 5 (13-19 Nisan haftası)

İlk olarak 31 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrinde tespit edilen Koronavirüs pandemisi dünyada ve ülkemizde bütün hızıyla devam ediyor.

Bu çerçevede İstanbul’daki sağlık kurumlarında 13-19 Nisan haftasında yaşananlara dair sahadaki meslektaşlarımızdan topladığımız bilgi ve gözlemlerimizden öne çıkanları paylaşmak istiyoruz:

11-12 Nisan günleri uygulanan iki günlük sokağa çıkma yasağının ertesinde İstanbul sokaklarının önceki günlere göre daha canlı olduğu; keza Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın 14 Nisan akşamı salgının yayılma hızını kontrol altına aldıklarını açıklamasının ertesinde de sokağa çıkan insan sayısının arttığı görüldü.

Algoritma değişikliği nedeniyle hastaneye yatırılan hasta sayısı azalmakla birlikte İstanbul’da salgının başlangıcından bu yana COVİD-19 nedeniyle yatan/çıkan hasta sayısı 10.000’i aştı; hastaneler hekimlerin ve sağlık çalışanlarının büyük gayretleriyle ilk haftalarda yaşanan büyük kaosa göre genel olarak daha organize olmakla birlikte ciddi sorunlar devam ediyor.
Geçtiğimiz hafta içinde hayatını yitiren İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Tellaloğlu ve Nişanca Aile Sağlığı Merkezi (ASM) aile hekimi Dr. Yavuz Kalaycı ile birlikte salgının başlamasından bu yana İstanbul’dan kaybettiğimiz meslektaşlarımızın sayısı dokuza yükseldi. (Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına ve hekim camiasına bir kez daha başsağlığı diliyoruz.)

Sağlık kuruluşlarında maske, önlük, eldiven gibi koruyucu donanım eksikliği ilk haftalara göre azalmakla birlikte devam ediyor; birçok hastanede vardiyalı çalışmaya geçilmekle birlikte bazı hastanelerde özellikle asistanlar hala daha aralıksız 36 saat çalıştırılıyor.

Pandemi mücadelesinin en ön saflarında yer alan hekimler, sağlık çalışanları için testler, filyasyon çalışmaları düzenli ve yeterli ölçüde yapılmıyor; İstanbul’da bugüne kadar enfekte olan sağlık çalışanı sayısı 2.000’e yaklaştı.
Pandemiye karşı sahada filyasyon çalışmalarını yürüten İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri ve rutin faaliyetlerini yürüten ASM çalışanları arasında enfekte sağlık çalışanı sayısında artış sürüyor.

Covid-19 dışı hastaların ertelenemez sağlık hizmeti ihtiyaçları için sıkıntılar giderek büyüyor, bu hastalar hizmet alacak sağlık kurumu bulmakta zorlanıyorlar.

Toplu bulunulan mekanlarda maske takma zorunluluğu getirilip maske satışı yasaklanmasına ve maskelerin eczanelerden temin edileceği duyurulmasına rağmen yeterli ve düzenli dağıtım yapılamıyor, vatandaşlar mağdur oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kodlama sistemine uyulmuyor; bütün klinik bulguları uymasına ve COVİD-19 olarak kabul edilip tedavi görmelerine rağmen PCR testi pozitif çıkmayan hastalara ve ölümlere Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın açıklamalarında yer verilmiyor.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü 13 Nisan tarihli yazısıyla hastanelerde Müdürlükten izin alınmadan COVİD-19’la ilgili bilimsel araştırma yapılmasını yasakladı. (Yorumsuzdur.)

Özetle; Covid-19 pandemisinin altıncı haftasında da İstanbul’daki sağlık kurumlarında ciddi sıkıntılar yaşanmaya; yanlış politikaların ve organizasyon bozukluklarının bedelini hekimler, sağlık çalışanları ödemeye devam ediyor.
Kamuoyuna duyururuz.

Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık – 6 (20-26 Nisan haftası)

Ülkemizde bütün hızıyla devam eden Koronavirüs pandemisiyle ilgili değerlendirmelerimizi ve İstanbul’daki sağlık kurumlarında 20-26 Nisan haftasında yaşananlara dair sahadaki meslektaşlarımızdan topladığımız bilgi ve gözlemlerimizi ve paylaşmak istiyoruz:

Geçtiğimiz hafta içinde İstanbul’da iki sağlık emekçisini, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanı İsmail Arslan ve İstinye Devlet Hastanesi çalışanı Seyfettin Karakaya’yı Covid-19 nedeniyle kaybettik. Acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına ve sağlık emekçilerine başsağlığı diliyoruz.

İstanbul’un da içinde bulunduğu 31 ilde 23-27 Nisan arasında dört gün sokağa çıkma “kısıtlaması” uygulanmasına rağmen acil, temel, zorunlu sektörler dışındaki üretim durdurulmadığı için milyonlarca emekçi açısından risk devam ediyor.
Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca vakaların bölgesel dağılım, yaş, cinsiyet gibi bilgilerini paylaşmamakta ısrar etmekle birlikte İstanbul’un süreç boyunca Türkiye’nin Wuhan’ına döndüğünü açıkladı; süreç içinde neden gerekli önlemlerin alınmadığını ise izah etmedi.

İstanbul’daki hastanelerden edindiğimiz bilgiler 65 yaş altı ve eşlik eden hastalığı olmayan, hafif- orta şiddetli olguların hastaneye yatırılmayıp eve gönderilmesinin de etkisiyle yatan hasta sayısının önceki haftalara göre azaldığı yönünde. Covid-19 dışı hastaların ertelenemez sağlık hizmeti ihtiyaçları için sıkıntılar ise giderek büyüyor.

Hastanelerde kişisel koruyucu ekipman eksikliği ilk haftalara göre azalsa da sürüyor; Aile Sağlığı Merkezleri açısından sıkıntı daha önce olduğu gibi devam ediyor. Hastaneler hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özverili çabalarıyla genel olarak daha organize olmakla birlikte sorunlar devam ediyor. Sağlık emekçilerinin sağlıkta özelleştirmeye karşı otuz yıldır sürdürdükleri mücadeleyle kamu hastanelerinin korunabilmiş olmasının değeri salgın günlerinde daha iyi anlaşılıyor.
Bölge/nüfus tabanlı değil liste tabanlı aile hekimliği siteminde temaslı/hasta takibi zorlukları sürüyor; aynı evde oturan aile bireylerinin bile farklı aile hekimlerine bağlı olmaları, son infaz düzenlemesi sonrasında salıverilenlerin aile hekimi kayıtlarının eski adreslerine göre yapılması takibi zorlaştırıyor.

Herhangi bir kanuni düzenleme olmamasına rağmen maske satışının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözlü “emriyle” yasaklanması, dağıtımının da becerilememesi vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından 20 Nisan 2020 Pazartesi günü açılışı yapılan Başakşehir Şehir Hastanesi’ne hasta başvurusu kabul edilmiyor; İstanbul’da hasta yatağı sıkıntısı olmadığı sürekli vurgulandığı halde, Atatürk Havalimanı’ndaki niteliği ve akıbeti meçhul “sahra hastanesi” inşaatı son hızla devam ediyor.

Özel hastanelerde bir yandan otelcilik hizmetleri ve benzeri gerekçelerle hastanelerdan astronomik fark ücretleri alınmaya devam edilirken bir yandan da COVİD-19 dışı hasta sayısında azalma bahanesi ile hekimler ücretsiz izin ve maaş kesintisi nedeniyle önemli gelir kaybına uğratılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın erken başarı hikayesi yazmak amaçlı açıklamaları toplumda hastalığın ciddiyetinin azaldığı algısı yaratıyor. Oysa sadece PCR testi pozitif vakaları esas almakla birlikte, Sağlık Bakanlığı’nın 26 Nisan akşamı itibarıyla açıkladığı sayılara göre Türkiye dünyadaki 193 ülke arasında vaka sayısında yedinci, ölüm sayısında on ikinci sırada bulunuyor.

Özetle; pandeminin yedinci haftasında hastanelere başvuru ve yatan hasta sayılarında önceki haftalara göre azalmaya rağmen İstanbul’da tehlike ciddiyetini sürdürüyor. Vatandaşlarımızın Koronavirüsten korunma tedbirlerine titizlikle uymalarını, aksi yöndeki sözlere itibar etmemelerini rica ediyoruz.

 

Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık – 7 (27 Nisan-3 Mayıs haftası)

Ülkemizde devam eden Koronavirüs pandemisiyle ilgili 27 Nisan-3 Mayıs haftasına dair değerlendirmelerimizi ve İstanbul’daki sağlık kurumlarında çalışan meslektaşlarımızdan topladığımız bilgi ve gözlemlerimizi ve paylaşmak istiyoruz:
Geçtiğimiz hafta içinde İstanbul Tıp Fakültesi (İTF) emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Dilmener COVİD-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Ailesinin ve tüm sevenlerinin acılarını paylaşıyor, başta İTF’liler olmak üzere bütün hekim camiasına başsağlığı diliyoruz.

Önceki hafta 23-27 Nisan arasında uygulanan dört günlük sokağa çıkma yasağının ardından 27 Nisan gününden itibaren sokakların eskiye göre daha canlı, trafiğin daha yoğun olduğu gözlendi.

Geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca şimdiye kadar enfekte olan sağlık çalışanı sayısının 7.428 olarak açıkladı. Bizim sahadan edindiğimiz bilgilere göre İstanbul’da şimdiye kadar enfekte olan sağlık çalışanı sayısı 4.500’ün üzerinde.

İstanbul’daki hastanelerden edindiğimiz bilgiler yatan hasta sayısının önceki haftalara göre daha da azaldığı yönünde. Süreç ilerledikçe COVİD-19 dışı hastaların ertelenemez sağlık hizmeti ihtiyaçları için sıkıntılar ise giderek büyüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldığı bir televizyon programında İstanbul’da geçtiğimiz yıllara göre bu yıl gerçekleşen ölüm oranlarında yüzde 30-35 arasında fark olduğunu, bu yıl günde 80 ile 100 arasında daha fazla ölüm olduğunu açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarının aksine İBB’nin defin sayısı üzerinden değil, ölüm üzerinden rapor tuttuğunu belirtti.

Son olarak eczanelerden dağıtılacağı açıklanan maskelerle ilgili geçtiğimiz hafta İstanbul Eczacı Odası’ndan yapılan açıklamada herhangi bir kamu kurumunda çalışanların maskeleri çalıştıkları kurumdan, bir iş yerinde SSK’lı olarak çalışanların çalıştıkları işyerinden temin edecekleri bildirilip bu vatandaşların eczanelerden maske talebinde bulunmamaları rica edildi. Kamu kurumlarına ve işyerlerine nasıl ve ne zaman maske dağıtılacağı ise yetkililer tarafından açıklanmadı.

Maske satışının “karneye bağlanması” (aile hekimlerinin yanı sıra) muayenehane hekimi meslektaşlarımızı da fevkalade mağdur ediyor. Satışı yasak olduğu için piyasadan sağlayamıyorlar, “özel muayenehane” oldukları için Sağlık Müdürlüğü de kendilerine maske temin etmiyor.

Salgın artış hızının yüksek olduğu dönemde “artacak ihtiyacı karşılayabilmek için” gerekçesiyle başlatılan Atatürk Havalimanı’ndaki niteliği ve akıbeti meçhul “sahra hastanesi” inşaatı, salgının sönümlenmeye başladığı ilan edilmesine rağmen son hızla devam ediyor.

Tespit edilen vaka ve vefat sayılarının azalmasıyla birlikte geçtiğimiz hafta yetkililerden önlemlerin “gevşetilmesi” mesajları gelmeye başladı.

Sadece PCR testi pozitif vakaları esas alınsa da, Sağlık Bakanlığı’nın 3 Mayıs akşamı itibarıyla açıkladığı sayılara göre Türkiye dünyadaki 193 ülke arasında vaka sayısında sekizinci, ölüm sayısında on ikinci sırada bulunuyor.

Özetle; pandeminin sekizinci haftasında hastanelere başvuru ve yatan hasta sayılarında önceki haftalara göre azalmaya rağmen İstanbul’da tehlike ciddiyetini sürdürüyor.

Tedbirlerin gevşetilmesi tartışmasının bu gerçeğin ışığında değerlendirilmesi, erken dönemde alınacak yanlış bir kararın bedelinin ağır olacağını hatırlatırız.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Korona Günlerinde İstanbul’da Sağlık – 8 (4-31 Mayıs haftası)

Ülkemizde devam eden Koronavirüs pandemisiyle ilgili 4 Mayıs-31 Mayıs haftalarına dair değerlendirmelerimizi ve İstanbul’daki sağlık kurumlarında çalışan meslektaşlarımızdan topladığımız bilgi ve gözlemlerimizi ve paylaşmak istiyoruz:

1 Mayıs ayı içinde İstanbul’da görev yapan dahiliye uzmanı Dr. Tahir Bababeyli, Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesi’nde görev yapan genel cerrahi uzmanı Dr. Uğur Ertuğrul, Bahçelievler İlke Hastanesi’nde görev yapan genel cerrahi uzmanı Dr. Salih Cenap Çevli, özel bir OSGB’de görev yapan emekli sağlık memuru Hayri Dabur COVİD-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Ailelerinin ve tüm sevenlerinin acılarını paylaşıyor bütün sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

2 Nisan ayı içinde geçirdiği bir ameliyat sonrasında vefat eden, ilk yapılan PCR test(ler)inin negatif geldiği bildirilen radyoloji uzmanı Dr. Sinan Kakı’nın COVİD-19 nedeniyle hayatını kaybettiği Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından açıklandı.
3 Hastanelerden derlediğimiz bilgiler yatan hasta sayıları azalmakla birlikte dalgalanmalarla devam ediyor.

4 Sağlık Bakanı’nın itirafıyla “Türkiye’nin Wuhan’ı” olan İstanbul’da kurulan İl Pandemi Kurulu’nun şimdiye kadar sadece üç kez toplandığı, aynı zamanda Kurul üyesi olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından ifade edildi.

5 Amerika’da New York Times gazetesi COVİD-19 nedeniyle hayatını kaybeden 100 bin ABD vatandaşının isimlerini sütunlarına taşıdı. Türkiye’de ise hala şimdiye kadar hayatını kaybeden 4.540 yurttaşın ismi yok. Akşamdan akşama yayınlanan istatistiklerde sadece birer rakam olarak anılıyorlar.

6 Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin (video konferans yöntemiyle) katıldığı törenle hizmete açıldı. Kamu Özel Ortaklığı Modelinin “yerli ve milli” bir proje değil, yeni tip bir kapitülasyon modeli olduğu bir kez daha görüldü.

7 Pandemi “bahanesi”, sahra hastanesi “gerekçesi” ile Rönesans Holding’e yaptırılan Yeşilköy ve Sancaktepe Acil Durum Hastaneleri hizmete açıldı. Hastanelerin hangi “acil durum”lar için kullanılacağı belirsizliğini sürdürüyor. (Yeşilköy’deki hastanenin daha bir hafta önce tabelası “Yeşilköy Çok Amaçlı Acil Durum Hastanesi” idi.)

8 Siyasi iktidar vatandaşları ekonomik, sosyal olarak destekleyip en az 14 günlük süreyle evde kalmalarını sağlamak yerine parçalı sokağa çıkma yasağı uygulamasına devam ediyor. Bu yasakların pandeminin seyri üzerinde nasıl bir etki yaptığı açıklanmamakla birlikte uygulamanın öncesinde ve sonrasında toplumsal hareketliliğin daha da arttığı istatistiklerle ortaya kondu.

9 Uyarılarımıza rağmen siyasi iktidarın doğru terminoloji yerine sıkıyönetim dönemlerindeki gibi “sokağa çıkma yasağı” tanımlamasını kullanmasının zararlı sonuçları son günlerde açık olarak görüldü. COVİD-19’u bir asayiş sorunu olarak algılayan polisin “yasağı ihlal eden” vatandaşlara yönelik şiddet görüntüleri kameralara yansıdı.

10 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca COVİD-19 Pandemisiyle ilgili bilgileri toplumdan, meslek örgütlerinden, bilim çevrelerinden saklamaya Mayıs ayı boyunca da devam etti. Kendileriyle yapılan röportajlarda bizatihi Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyeleri bile bilgilere ulaşamadıklarını ifade ettiler.

11 Yanlış bir şekilde “normalleşme” olarak ifade edilen “yeniden açılma” süreci bütün ikazlara rağmen 11 Mayıs’tan itibaren AVM’lerin açılmasıyla başlatıldı. Bu adımın sonuçlarının nasıl olduğu görülmeden 1 Haziran’dan itibaren tedbirlerin büyük ölçüde kaldırılacağı açıklandı.

12 Salgın on ikinci haftasını doldururken COVİD-19 dışı hastaların ertelenemez sağlık hizmeti ihtiyaçları için sıkıntılar giderek büyüyor, hastanelerdeki “normalleşme” sürecinde ”eski normal”e dönme ihtimali endişe yaratıyor.

13 Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Müdürlüğü Direktörü 28 Mayıs’ta Türkiye’nin Avrupa’da son 14 günde kümülatif vaka sayısında en fazla artış kaydedilen beş ülke arasında olduğunu açıkladı.

14 Sağlık Bakanı pandeminin kontrol altına alındığını söylemesine karşın (Bakanlık sadece PCR testi pozitif vakaları esas alsa da) 31 Mayıs akşamı açıklanan sayılara göre Türkiye dünyada vaka sayısında onuncu, ölüm sayısında on altıncı sırada bulunuyor.

SONUÇ OLARAK;

COVİD-19 ilk olarak geçtiğimiz yılın sonunda Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkmış, Türkiye’de ilk olarak 10 Mart’ta tespit edildiği açıklanmıştı. Aradan geçen iki buçuk aylık sürede özellikle hastanelerimizde gerekli hazırlıkların yapılmamış, gerekli önlemlerin alınmamış olmasının bedelini ne yazık ki hekimler, sağlık çalışanları ağır bir şekilde ödemeye devam ediyorlar.

Mayıs sonu itibarıyla hastanelere başvuru ve yatan hasta sayılarında daha öncesine göre azalmaya rağmen İstanbul’da tehlike ciddiyetini sürdürürken erken başlatılan “normalleşme” sürecini İstanbul halkının sağlığı açısından ciddi kaygıyla izliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

 


Bu İÇERİĞİ Paylaş!