Özel Hekimlik Alanındaki Meslektaşlarımızın Çalışma Biçimi ve Emeklerinin Karşılığını Alamamaktan Kaynaklı Sorunları Giderek Artıyor!


  • Nisan 28, 2022
  • 178

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Özel Hekimlik Kolu, özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin sorunlarını saptamaya yönelik anketin sonuçlarını 25 Nisan 2022 günü çevrimiçi düzenlenen basın toplantısı ile paylaştı.

Basın toplantısında anket sonuçlarını ve değerlendirmesini TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Halis Yerlikaya paylaştı. 65 ilden 1370 hekimin katıldığı anket sonuçlarına göre, özel hekimlerin;

  • %60,51’i 21 yıl ve üstü süredir çalışıyor. Buna karşın %55’i 10 yıl ve altı süredir özel sektörde çalışıyor.
  • Sadece %19,78’inin aylık kazancı yaşamını idame ettirebilmesi için yeterli oluyor. %32’sinin primleri olması gerekenden daha düşük düzeyde yatırılıyor.
  • %26,72’sinin gelirleri yarıdan fazla, %27,3’ünün gelirleri yarıdan az düştü. %27,45’inin gelirlerinde anlamlı bir değişiklik olmadı. Gelirinin arttığını söyleyenlerin oranı sadece %13,43 oldu.
  • %75’ine yakını yasal olarak belirlenenden daha uzun süreler çalışmaya zorlanıyor. Buna karşın %64,67’si fazla çalışmanın ücret karşılığını alamıyor. %73,35’i resmi tatillerde de çalışmak zorunda kalıyor.
  • %33,36’sı daha zor ve daha az izin alabiliyor. %62,63’ü ciro baskısı yaşıyor. %56,86’sı iş güvencesi kaygısı yaşıyor. Emekli olma kaygısı yaşamayanların oranı sadece %25,62.
  • %54,96’sı bilimsel toplantı ve kongrelere katılamıyor.
  • Sadece %29,49’u çalışma koşullarından memnun.
  • %71,61’i olanağı olsa yurtdışına gidebileceğini belirtiyor.
  • %64,84’ü hekimliğin değersizleştirilmesini, %45,44’ü Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı, %41,36’sı sağlık politikalarını, %26,19’u ülkenin genel ekonomik durumunu emeklerinin karşılığını alamama sebebi olarak görüyor.

Basın toplantısında söz alan Özel Hekimlik Kolu’ndan Dr. Ömer Buhşem, ne zaman özel sağlık kurumunda çalışan bir hekimle görüşseler “Mutsuzuz” yanıtı aldıklarını, gelecek kaygısının ise başlıca sebep olarak görüldüğünü söyledi. Sorunların birikmiş bir halde olduğunu kaydeden Buhşem, özel sektörde özlük haklarının korunabilmesi için standart bir sözleşme oluşturulması gerektiğini ifade etti.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Cegerğun Polat çalışma usullerine ilişkin yaptıkları anket çalışmasını aktardı. Hekimlerin %60’ının serbest meslek erbabı olarak çalıştığını belirten Polat, son yasal düzenlemeyle birlikte hekimlerin hak arama ve örgütlenme zeminlerinin kaydırıldığını dile getirdi.

TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten de özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin özellikle sözleşmelerine dikkat etmesi ve ihtiyaç halinde hukuki destek almaları gerektiğini ekledi.

Anket sonuçlarının olduğu sunum için tıklayın.

Anket çalışmasına ilişkin değerlendirme metni ise şöyle:

Özel Hekimlik Alanındaki Meslektaşlarımızın Çalışma Biçimi ve Emeklerinin Karşılığını Alamamaktan Kaynaklı Sorunları Giderek Artıyor!

Özel sağlık sektörünün daha fazla kâr isteği ve çalışan hakları ile ilgili sorumluluktan kaçınmadan kaynaklı olarak bu alanda çalışan meslektaşlarımızın sorunları giderek katmerleşmektedir.

Bu alanda yaşanan sorunlar “Özel Sağlık Kurumlarında Çalışan Hekimlerin Çalışma Koşulları, Ekonomik ve Sosyal Durumları, Mesleki Memnuniyetleri Gibi Mesleksel Özelliklerinin Saptanması” başlıklı anket çalışması sonuçlarına da yansıdı. Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu tarafından hazırlanan anket soruları 65 tabip odasına aracılığıyla özel hastanelerde çalışan meslektaşlarımıza yaygın bir biçimde ulaşıldı. 1370 kişi ankete katılım sağladı.

Siyasal iktidarın sağlık politikaları sonucunda kamusal sağlık hizmeti özel sektöre devredilmesi teşvik edilerek hızla büyüyen özel sağlık sektörü ortaya çıktı. Piyasa dinamikleriyle hareket eden özel sağlık sektörü, binlerce sağlık çalışanının çalışma koşullarını serbest piyasa koşullarına göre yeniden oluştuğu bir ortam yaratmıştır. Yerli ve uluslararası sağlık sermayesi, sağlık alanından karlarını artırmak için müşteri olarak gördükleri hastaları özel hastaneler dışında gidebilecekleri alanları daraltmış ve ucuz hekim işgücü yaratmıştır. Özel sağlık kuruluşlarında çalışan meslektaşlarımızın iş güvencesi devlet ve tekelci sağlık sermayesi işbirliği ile ortadan kaldırılmıştır.

Meslektaşlarımız şirket kurmaya zorlanarak taşeron çalışma ilişkisi oluşturulmuştur. Sağlığın para ile alınıp satılan bir metaya dönüşmesi ile birlikte hekimler giderek emekleri üzerindeki belirleyicilikleri kaybetmiş, ücretlerindeki azalmanın yanı sıra iş sözleşmesi (Bordrolu-4A) yerine hizmet alım sözleşmesi (Şirket-4B) ile çalışmaya zorlanmaktadır. Bu yönde özel sağlık sektörü tarafından hekimlere yönelik “ikna”, tehdit, işe son verme de dahil her türlü etik ve yasadışı yöntem uygulanmaktadır. İş güvencesi ortadan kalkarken ücret ödemelerinde aksama, düzensiz ödeme, yıllık zam yapmama giderek yaygınlaşan bir “düzene” dönüşmüştür. Bu durum tekelci özel hastane sahiplerinin daha az vergi yatırması anlamına geldiği gibi meslektaşlarımızın çeşitli hak kayıplarını, özlük haklarının yitimi anlamına gelmektedir.

Özel sağlık kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışan hekimlere dayatılan sözleşmeler iş güvencesinden yoksun hekimler aleyhine birçok madde içermektedir.

Özel hastanelerde çalışan meslektaşlarımız resmi tatil günlerinde çalışmaya zorlanmaktadır.

Meslektaşlarımız özel hastanelerde zemin alt katlar, yetersiz havalandırma, yetersiz izolasyon, uygun olmayan ortam ısısı, dinlenme odalarının olmadığı, kapalı, karanlık ortam, kirlilik gibi uygunsuz alanlarda uzun süreler çalışmaya zorlanmaktadır.

Geçtiğimiz haftalarda özel sağlık sektöründe çalışan hekimlerin doğrudan çalışma biçimini ve vergilendirilmelerini etkileyen kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildi. Böylece şirket sahibi hekimler de “serbest meslek erbabı” olarak tanımlanmış olup, şirketlerinin kestiği faturalar da “serbest meslek makbuzu” olarak işlem görecektir. Kanun teklifinin yasalaşması ile birlikte hekimler “çalışma hayatına ilişkin neredeyse tüm evrensel yasal korunmalardan hukuk dışı yollarla zorla feragat ettirilmiş” olacaktır.

Özel sağlık kuruluşlarında hekimler aleyhine birçok madde içeren dayatmacı sözleşmelere son verilmeli, meslek örgütümüz bu süreçlere müdahil olabilmeli, tabip odaları muhatap alınmalı böylece emek sömürüsünün önüne geçilmelidir.

Meslektaşlarımız resmi tatil günlerinde çalışmaya zorlanmamalı, dileyen hekimlerin tatil yapma olanağı tanınmalıdır.

Meslektaşlarımız çalışma koşulları ve çalışma alanları insanca çalışmaya olanak verecek biçimde düzenlenmelidir.

Meslektaşlarımız iş güvencesine sahip oldukları, emeklerinin karşılığını aldıkları, örgütlenme ve grev hakkına sahip olarak İyi hekimlik yapmak istemektedir.

Sonuç olarak yaptığımız anket sonuçlarına da yansıdığı üzere; özel hastanelerde çalışan meslektaşlarımız nitelikli ücret gaspı, taşeron hekimlik, ciro baskısı, güvencesiz çalışma, sendikasızlık, mesleki tükenmişlik, çalışma saatlerinin fazlalığı, aşırı nöbet, uygun olmayan çalışma koşulları, yetersiz mesleki eğitim gibi birçok sorun yaşamaktadır. Bu sorunları hep birlikte değiştirecek irademiz, gücümüz var. Emek bizim, söz bizim! Her koşulda ve her yerde hekimliği toplum ve kişi yararına uygulayıp geliştirmek için tüm meslektaşlarımızı yan yana durmaya, birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.

Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi


Bu HABERİ Paylaş!