İşyerlerinde Şiddete Artık Yeter!
- Mart 04, 2026
- 49
2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış, yaralanan öğretmenimiz Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir.
Yaşamını kaybeden öğretmenimizin ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyor, yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.
Bu saldırı münferit olarak değerlendirilemez. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Ancak şiddetin arttığı işyerleri yalnızca okullar değildir. Sağlık merkezlerinde, fabrikalarda, bürolarda ve diğer tüm işyerlerinde emekçilere yönelik şiddet artık sıradanlaşmış, neredeyse olağan bir durum haline getirilmiştir. Yıllardır yaptığımız uyarılara rağmen toplumda artan şiddete karşı kalıcı, bilimsel ve önleyici politikaların hayata geçirilmemesi bu tablonun oluşmasına yol açmıştır.
Emekçilere yönelik şiddet yalnızca bireysel bir öfkenin sonucu değildir. Siyasette ve kamusal alanda giderek normalleşen kutuplaştırıcı ve hedef gösterici söylemler, emekçilerin itibarsızlaştırılması, mesleklerin toplumsal saygınlığının aşındırılması ve sistemden kaynaklanan sorunların sorumluluğunun sürekli emekçilere yüklenmesi bu şiddet iklimini beslemektedir. Emekçiler korunmadığı gibi çoğu zaman doğrudan ya da dolaylı biçimde hedef haline getirilmektedir.
Buna ek olarak, televizyonlarda şiddeti normalleştiren programlar ve dizilerde şiddetin sıkça bir çözüm aracı olarak sunulması, toplumsal algıda şiddetin sıradanlaşmasına katkı sağlamaktadır. Şiddetin gündelik hayatın olağan bir unsuru gibi yeniden üretilmesi, toplumsal gerilimlerin gerçek nedenlerinin görünmez kılınmasına ve biriken öfkenin emekçilere yönelmesine zemin hazırlamaktadır. Derinleşen yoksulluk, gençlerin geleceksizlik duygusu ve artan güvencesizlik ise bu zemini daha da kırılgan hale getirmektedir.
Buradan tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz: İşyerlerinde şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Emekçilerin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
Bir öğretmenimizin hayatına mal olan bu saldırı tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır. İhmali bulunanlar tespit edilmeli, sorumlular hesap vermelidir. Benzer acıların yaşanmaması için bu olayın üzeri örtülmemelidir. Tüm işyerlerinde güvenli çalışma ortamını sağlamak devletin temel sorumluluğudur. Emekçilerin can güvenliğinin olmadığı bir ülkede nitelikli kamusal hizmetten de söz edilemez.
Yitirdiğimiz öğretmenimizin anısı önünde saygıyla eğiliyor, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu , TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Tabip Odası olarak işyerlerinde şiddete karşı ortak mücadeleyi büyütmeye, emekçilerin güvenli, onurlu ve güvenceli çalışma hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.
DİSK İSTANBUL– KESK İSTANBUL– TMMOB İKK– İSTANBUL TABİP ODASI
