Bülent Şık Davasında Karar: Bilimsel Uyarılar Yargılandı


  • Mayıs 14, 2026
  • 106

Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel maruziyetler alanındaki çalışmalarıyla tanınan gıda mühendisi Bülent Şık hakkında açılan davanın karar duruşması bugün Kartal Adliyesi’nde görüldü.

İstanbul Tabip Odası’nı temsilen duruşmaya katılan Dr. Ali Çerkezoğlu, duruşma öncesinde yapılan basın açıklamasında yer aldı. Çerkezoğlu, halk sağlığını ilgilendiren bilimsel uyarıların cezalandırılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, Dr. Bülent Şık’ın yaptığı çalışmaların kamu yararı taşıdığını ifade etti. Toplumun sağlık riskleri konusunda bilgi edinme hakkının önemine dikkat çeken Çerkezoğlu, bilim insanları üzerinde baskı yaratabilecek girişimlerin ifade özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu vurguladı.

Dava, Bülent Şık’ın çeşitli bitkisel ürünler, polen ve arı ürünlerinde bulunabilen pirolizidin alkaloitlerine ilişkin bilimsel değerlendirmeleri ve kamuoyunu bilgilendiren yazıları nedeniyle açılmıştı. Davacı şirket, söz konusu yazıların marka değerini ve ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat ile içeriklerin kaldırılmasını talep etmişti.

Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararda, davalıların marka hakkına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespitine hükmedilerek, Bülent Şık’ın 50 bin TL maddi tazminat ödemesine karar verildi. Ayrıca dava konusu paylaşımların her türlü internet ve sosyal medya ortamından kaldırılmasına hükmedildi. Manevi tazminat talebi ise reddedildi. Kararın istinaf yolu açık olarak verildiği belirtildi.

Duruşma öncesinde yapılan açıklamada ayrıca, bilimsel ve kamusal eleştirilerin ekonomik zarar iddiaları üzerinden baskılanmasının bilim insanları ve gazeteciler üzerinde susturucu etki yaratabileceğine dikkat çekildi. Açıklamada, halk sağlığını ilgilendiren konularda bilimsel faaliyet ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edileceği ifade edildi.

Duruşma öncesi okunan Basın Açıklaması şöyle:

Ne olmuştu? Pandemi dönemiydi. Bulaşa bulaşmamak, en kırılganlarımız olanları, çocuklar ve yaşlıları korumak için her şeyi yapmaya hazırdık. Her toplumsal risk ve risk algısı bir piyasayı tetikler. Nitekim bitkisel ürünler ve arı ürünleri pazarlama ve tüketiminde ciddi bir artış oldu. Sosyal medyada sürekli önümüze düşen reklamlardan, eczanelerde ve bakım ürünleri satan dükkanlarda özel köşelere kadar, ne kadar “doğal”, “geleneksel”, “bitkisel” o kadar iyi bombardımanı ile karşı karşıya kaldık. Peki “Takviye Edici Gıda” olduğu için Sağlık Bakanlığı kontrolü dışında olan bu alandaki kar amacını kontrol altında tutacak kamusal denetim nerelerde ve ne kadar var? Bunu sormak ve bilmek her vatandaşın hakkıdır.
Yakın insanlık tarihi geçen on yıllarda mucizevi, risksiz, etkin diye pazarlanan asbest, kurşunlu benzin, tarım ilaçları, insan ve hayvan ilaçları gibi şirketler tarafından piyasaya sürülen malların mutlak olarak yasaklandığına şahit oldu. Piyasa gücünü elinde tutan şirketlerin kamu faydası ve ihtiyatlılık ilkesi ile denetim ve kontrol altında tutulması gerekliliği, buna uygun mevzuat ve kurumlar bu gerçeklikten doğdular.

Toksik kimyasallar, pestisitler, gıda güvenliği, çocuk sağlığı ve çevresel maruziyetler hakkında KÂR veya BİREYSEL İKBAL İÇİN DEĞİL, kamu yararı ve halk sağlığı öncelikleri ile, ciddi bireysel riskler alarak yaptığı bilimsel araştırmalar ve derlemelerin sonuçlarını, bu konuların doğrudan muhataplarına ve karar vericilere ulaştırması ile yakından tanıdığımız gıda mühendisi Dr. Bülent Şık, sorumluluğunu yerine getirdi ve bitkisel ürünler ve arı ürünlerinde var olan en son bilimsel araştırmaları ihtiyatlılık ilkesine göre düzenledi.

Bazı bitkisel ürünlerde, polenlerde ve bal ürünlerinde bulunabilen pirolizidin alkaloitlerinin özellikle çocuk, hamile, yaşlı ve karaciğer hastaları tarafından tüketilmesinin sağlık riskleri konusunda uyarılar yaptı. Uluslararası alan ve Türkiye’deki mevzuattaki son gelişmeleri, kısıtlamaları paylaştı. Bunları Bianet’de sürekli yazdığı köşesine taşıdı. Bu ürünlerin “sponsorluk anlaşması” kapsamında influencer sosyal medya hesaplarında kamusal denetim olmadan pazarlanmasının risklerine de değindi.

Bugün burada bu yazıların müellifi Dr. Bülent Şık’a ve bu yazıların yayınlandıkları Bianet ve Gerçek Gündem’e SBS Bilimsel Bio Çözümler / BEE’O tarafından açılan davanın karar duruşmasındayız. Şirket, Bülent Şık’ın yazı ve paylaşımlarının şirketi hedef aldığı, karalayıp ve kötülediği, marka değeri ve ticari itibarını zedelendiği, yazılar yüzünden satış kaybı ve maddi zarara uğradığını iddia ederek, basındaki yayınların silinmesi ve maddi ve manevi tazminat talep etti. Biraz sonra Fikri ve Sinaı Haklar Hukuk Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına girerek, halk sağlığı için bilime ifade özgürlüğünü uygulayan Dr. Bülent Şık’ı savunacağız. Davayı açan şirketin bir bilim kuruluşunda, İTÜ Arı Teknokent’in de konuşlanmış olması, akademik ile ifade özgürlüğünü kısıtlama etkisi olan davanın varlığını iyice traji-komik bir konuma düşürüyor.

Bu yüzden bugün, bu mahkemede zedelendiği ifade edilen “marka hakkına” karşı, halkın risklere dair bilgilenme hakkı ve bu hatta yapılan bilimsel faaliyetlerin özgürlüğünü savunacağız.

Zira davada kamusal bilim/halk sağlığı perspektifinden asıl kritik nokta şudur: Davacı, bilimsel-kamusal eleştiriyi ekonomik zarara tahvil ederek, gıda güvenliği alanındaki kamusal tartışmayı caydırıcı bir tazminat riski altına sokmaktadır. Bu durum, bilim insanları ve gazeteciler üzerinde susturucu etki yaratabilir.

Bülent Şık’ın yazıları, ticari rekabet veya marka kötüleme amacı taşımayan; bilimsel literatüre, ihtiyat ilkesine, çocuk sağlığını koruma yükümlülüğüne ve tüketicinin eksiksiz bilgi edinme hakkına dayanan kamusal uyarılardır. Bu yazıların cezalandırılması veya yüksek tazminat tehdidiyle bastırılması, yalnızca Bülent Şık’ın ifade özgürlüğünü değil, toplumun gıda güvenliği konusunda bilgi edinme hakkını da zedeler.

Nitekim Bülent Şık’ın risklere işaret eden, halkı uyarıcı, kamu otoritelerini görevini yapmaya davet eden yazılarından sonra, Şirket farklı satış platformlarında iki yaş altı bebeklere polen yedirilmesi ile ilgili, Takviye Gıdalar Tebliği ve 2024 tarihli arı ürünlerinin 2 yaş altı çocuklara satışına ilişkin sınırlamalara uymayan ibareleri kaldırmış, websitesinde daha önce var olmayan polen analizlerini yapmaya başlayıp, raporlarını paylaşmaya başlamıştır. Sadece bu bile, Bülent Şık’ın uyarılarının etkin ve yerinde olduğunu göstermeye yeter.

Bugün dava edilen yalnızca bir bilim insanı değil; halkın sağlık riski taşıyan ürünler hakkında bilgi edinme hakkıdır.

Sağlığımızı da bilgi edinme hakkımızı da akademik ve ifade özgürlüklerimizi de piyasada bulmadık, piyasaya teslim etmeyeceğiz. Bu susturma davasını meslek, bilim, tüketici örgütleri, ekoloji hareketleri olarak sonuna dek takip edip, adım adım bilgisini yayacak, kamu faydası için bilimsel faaliyeti savunmaya devam edeceğiz.


Bu HABERİ Paylaş!