Hekimlikte Bilimsel Eğitim ''İzin'' Değil, Mesleki Zorunluluktur!
- Haziran 12, 2026
- 39

1 Haziran 2026 itibarıyla özel hastanelerde çalışan hekimlerin 4/a statüsüne geçişi sonrası, kongre, sempozyum, kurs ve bilimsel toplantılara katılım izinlerinin yıllık izinden düşülmesi gerektiğine dair kurum yönetimlerince hekimlere bilgilendirme yazıları gönderilmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu’nda kongre ve bilimsel toplantılar için ayrıca tanımlanmış özel bir ücretli izin türü bulunmadığı doğrudur. Ancak hekimlik mesleği, klasik bir çalışma ilişkisi gibi değerlendirilemez.
Tıp bilgisi sürekli değişir. Tanı yöntemleri, tedavi algoritmaları, ilaç protokolleri ve uluslararası kılavuzlar her yıl yenilenir. Bu nedenle bir hekimin kongreye, kursa veya bilimsel toplantıya katılması kişisel bir tercih değil; hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve mesleki yeterlilik açısından zorunluluktur.
Hekimden her koşulda doğru karar vermesi, hata yapmaması, güncel kalması ve tükenmeden çalışması beklenmektedir. Ancak bunun için gerekli bilimsel ve mesleki destek sağlanmadığında, sorun yalnızca hekimin değil, tüm sağlık sisteminin sorunu haline gelir.
Bilimsel etkinlikler:
- mesleki bilgiyi günceller,
- hasta güvenliğini artırır,
- kurumsal kaliteye katkı sağlar,
- tükenmişliği azaltır,
- hekimlik mesleğinin sürdürülebilirliğini destekler.
Bu nedenle kongre ve eğitim izinlerinin yıllık izin hakkından düşülmesi, hekimlik mesleğinin niteliğini ve sağlık hizmetinin kamusal önemini göz ardı eden dar bir yaklaşımdır.
Sağlık kurumları bilimsel toplantıları “iş gücü kaybı” olarak değil, hasta güvenliği ve kurumsal kaliteye yapılan yatırım olarak görmelidir.
Hekimlerin bilimsel toplantılara katılımı konusunda daha dengeli ve sürdürülebilir modeller geliştirilmesi gerekmektedir. Konu yalnızca izin yönetimi olarak değil; sağlık hizmetinin niteliği ve hasta güvenliği perspektifiyle ele alınmalıdır.
Öte yandan işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinlerin veya dinlenme ve hastalık izinlerinin yıllık izne mahsup edilemeyeceği kanunda açıkça belirtilmektedir. Kongre, bilimsel toplantı ve eğitimlerde geçirilen sürelerin, çalışanın yıllık olarak hak ettiği ve dinlenme amacıyla kullandığı yıllık izin süresinden mahsup edilmemesi, bu düzenlemeye uygun olacaktır.
Bu kapsamda sağlık kurumları ve ilgili otoriteler tarafından:
- belirli sayıda “mesleki eğitim günü” tanımlanması,
- bilimsel sunum yapan veya aktif akademik katkı sağlayan hekimlere esnek uygulamalar geliştirilmesi,
- sürekli mesleki gelişimi destekleyen kurumsal politikaların oluşturulması
değerlendirilmelidir.
Bilimsel faaliyetler performans kaybı değil; kalite yatırımı olarak görülmelidir. Güncel bilgiyle çalışan bir hekimin sağladığı katkı doğrudan hasta bakımına ve kurumun sağlık hizmeti kalitesine yansımaktadır.
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu