DOSYA: AKP’li yıllarda sağlık - Editörler: Yasemin Demirci, Ali Çerkezoğlu


  • Hekim Sözü Ekim-Aralık 2022
  • 387

2002 yılında doğanlar 20 yaşını doldurdu. Tıp fakültelerinin 3. - 4. sınıflarında hekimliğe adım atmanın heyecanını yaşarken, otoriter neoliberalizmin cenderesi dışında bir iktidar görmediler. Orta yaş grubu ise hekimlik değerleri ile birlikte gözlerinin önünde kayıp giden bir mesleki yaşamın şokunu yaşıyor. Sadece sağlık ortamını değil bir bütün olarak ülkeyi teslim almaya çalışan muhafazakarlık soslu ilkel milliyetçi iktidarın tekelleşen finans sermayesine hekimler dahil herkesi ucuz emek olarak sunabilmiş olması “başarı” olarak görülebilir. Yine 85 milyon yurttaşı koruyan ve tedavi eden bir anlayıştan çok “tüketici” olarak özel – kamu sağlık işletmelerinin müşterisi haline getirme “çabası” da AKP açısından bir başka gerçeklik.
Bu sayıdaki dosyamızda Dr. Turan Karakaş’ın “Aile hekimliği ile neler değişti?” ve Dr. Selma Okkaoğlu’nun “Son yirmi yılda pratisyen hekimlik alanında neler değişti?” yazıları ile birinci basamaktaki, Dr. Betül Kaygusuz’un “Şişli’den Seyrantepe’ye bir hazin yolculuk” yazısıyla kamu hastanelerindeki ve Dr.Levent Uygur’un “İşyeri hekimliği nereden nereye?” yazısıyla işyeri hekimliğindeki dönüşümü aktarmaya çalıştık. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu’nun “AKP döneminde mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitimi” yazısı ise hekimliğin bir bütün olarak geleceğini tehdit eden bir anlayışı, AKP’li yılların hekimliğin temelini sarsan yönünü teşhir ediyor.
Kuşkusuz hekimliği, hekimleri ve sağlık hakkına erişimi bu hale getirmeye çalışanlara karşı başından itibaren itiraz eden kurumlar oldu. Ve bu mücadele bugün de aynı kararlılıkla devam ediyor. Başta Türk Tabipleri Birliği ve en büyük odası İstanbul Tabip Odası olmak üzere Sağlık Meslek odaları ve emekten yana sağlık sendikaları bu süreçte sağlık kurumlarından ve gerektiğinde meydanlardan seslerini duyurmaya çalıştılar. Gerçekleri anlatma, gelecek olanı aktarma ve bu süreci durdurmanın yol ve yöntemini göstermenin sözcüleri de oldular.
AKP’nin “Sağlıkta Dönüşüm” dediği bu 20 yıllık “yıkım” sürecinin her anı ve her aşamasında onlarca arkadaşımızla birlikte ama her zaman en önde olan hekimlerden biri Dr. Osman Öztürk oldu. SSK’ların tasfiyesinden birinci basamaktaki dönüşüme, Şehir Hastanelerinden, “Herkese sağlık güvenli gelecek” platformuna kadar her aşamada elindeki megafonu hekimliğin kamusal niteliğinin ve hekim emeğinin korunması için, halkın sağlık hakkının piyasanın insafına terk edilmesinin engellenmesi için kullandı. Bu sayıda madem son 20 yılın, AKP’li sağlık yıllarının muhasebesini yapıyoruz o halde aynı 20 yılda itiraz edenlerin içinden birinin sesine yer vermek istedik. Sadece İstanbul hekimlerinin değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki hekimlerin ve sağlık çalışanlarının kulaklarında “AKP Sağlığa Zararlıdır!” diye yankılanan sesini duymaya alıştıkları Dr. Osman Öztürk’ün röportajı bu sayıdaki dosyamızın özetini de oluşturdu aynı zamanda.


Bu İÇERİĞİ Paylaş!