Heybeliada Sanatoryumu Kuruluş ve Gelişimi-Ceren Gülser İlikan Rasimoğlu


  • Hekim Sözü Temmuz-Haziran 2022
  • 548

Kitapta Heybeliada Sanatoryumu’nun kuruluşu, mekanın seçilme nedenleri, kurumun esas binaları, servis binaları, rehabilitasyon binaları laboratuvarları, mediko-sosyal servisleri, idaresi, hastalara ait bilgiler, tedavi biçimleri, eğitim öğretim faaliyetleri, gibi detaylı bilgilere yer verilmektedir.

Osmanlı Devleti’nin son dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarının sağlık alanındaki en önemli sorunu salgın hastalıklarla mücadeledir ve bu kapsamında pek çok politikalar uygulanarak yeni kurumlar oluşturulmuştur. 19. yüzyılın sonundan itibaren tüberküloz pek çok ülkede başlı başına bir sorun haline gelmiş; yoksulluk ve sağlıksız yaşam koşulları ile ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Bu alanda dönemin en önemli uygulaması birbiri ardına açılan verem sanatoryumlarıdır.
Osmanlı döneminde açılan Saint Georges Burgaz Ada Çocuk Sanatoryumu (1902), Hamidiye Etfal Hastanesi Çocuk Sanatoryumu (1906) ve Büyükada’da açılan bir özel sanatoryum (1923)’dan sonra Heybeliada Sanatoryumu, 1 Kasım 1924 günü, eski bir kargir binada 16 yatakla hizmete açılmış, Başhekim Tevfik İsmail Gökçe’nin yaş haddinden emekli olduğu 1955 yılında yatak sayısı 630’a ulaşmıştır.
Tevfik İsmail Gökçe’nin kaleme aldığı Heybeliada Sanatoryumu Kuruluş ve Gelişimi (1924-1955), sanatoryumun söz konusu dönemi kapsayan kuruluş ve gelişim sürecini anlatmaktadır. Heybeliada Sanatoryumu’nun kuruluşu, daha geniş ölçekte değerlendirilecek olursa, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkıp yayılan “sanatoryum hareketi” ile doğrudan ilişkilidir ve benzer kurumlar gibi verem hastaları için “ideal ortam yaratma” fikrine dayanmaktadır. Kitapta ülkede sanatoryum kurma girişimleri, Heybeliada Sanatoryumu’nun kuruluşu, mekanın seçilme nedenleri, kurumun esas binaları, servis binaları, rehabilitasyon binaları laboratuvarları, mediko-sosyal servisleri, idaresi, hastalara ait bilgiler, tedavi biçimleri, eğitim öğretim faaliyetleri, gibi detaylı bilgilere yer verilmektedir.
Orijinali 474 sayfa olan kitap yayına hazırlanırken ek olarak Tevfik İsmail Gökçe’nin kısa biyografisi, yine Tevfik İsmail Gökçe tarafından kaleme alınan ve ilk defa Latin harflerine çevrilmiş olan Heybeliada Sanatoryumu Salnamesi, Gökçe için Heybeliada Sanatoryumu’nda yapılan tören ve yine Gökçe’nin sanatoryumla ilgili çeşitli dergilerde kaleme almış olduğu üç yazıya yer verilmiştir.
1980 sonrasında sağlık alanında giderek yaygınlaşan “neo-liberal” politikalar ile Heybeliada Sanatoryumu’na devlet desteği azaltmış, hizmetler aksamaya başlamıştır. Sanatoryumun binaları 1999 Marmara depreminde ağır hasar görmüş, restore edilmesine rağmen bir süre sonra deniz yoluyla ulaşımın zorluğu dile getirilerek, 30 Eylül 2005’te Sağlık Bakanlığı tarafından kapatılmış, 18 Ekim 2009 günü A-Blok çatısında bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın sonucunda kullanılamaz hale gelmiştir. 2020 yılı Eylül ayının ilk haftasında, basına yansıyan haberlere göre, sanatoryumun arazisi ve binaları, “İslami Eğitim Merkezi” oluşturulması amacıyla 8 Ağustos 2018 tarihli bir kararla Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmiş, 2022 yılında ise yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır. Heybeliada Sanatoryumu Kuruluş ve Gelişimi hem Türkiye’nin sağlık tarihi hem de İstanbul’un kent dokusuna iz bırakan önemli bir kurum hakkında kapsamlı bilgi sunan bir çalışma olma özelliği taşımaktadır.


Bu İÇERİĞİ Paylaş!